Gribim mis gibi devam ediyor. Akşamları iyice azıyor, kafayı koyacak yer arıyorum.
Dün, eşimin amcasını ziyarete gittik, katarakt ameliyatı olmuştu. Hanımı Güner Yenge ki çok tatlı bir kadın, grip olduğumu görünce bana acıdı, iki dakikada hemen Osmanlı çayı hazırladı, aktarlarda satılıyormuş, içinde medine gülü yaprakları, kurutulmuş portakal kabukları ve elma kabukları, karanfil, minik üzüm gibi tanecikler, ve daha ne olduğunu tam keşfedemediğim bir iki şey daha vardı. Tadı hoşuma gitti. Medine gülü yüksek miktarda c vitamini içeriyormuş ve gribe çok faydalı imiş. Hamile olduğum için biraz çekinerek içiyorum belki bir yan etkisi vardır diye ama sanırım iyi de geldi. Bugün daha bir zindeyim. Akşama eşime de demlicem bir bardak. O da kesin mikrobu kapmıştır benden, yataklara düşmeden bir müdahalede bulunalım.
Bir tatlı kaşığı Osmanlı Çayı'nı fincana koyup üzerine sıcak su dökün. 3-4 dk bekletin. İçine de 1 kaşık kestane balı. Çayınız hazır. Tadı da güzel, hani şifalı şeyler genelde çirkin olur ya, bunu keyiften bile içebilirsiniz, öyle hoş bir tadı var.
Bu arada bu Medine Gülü (Hibisküs) şekeri de düzenliyormuş, insanı rahatlatan bir etkisi varmış. Demek ki en kısa zamanda babam aranılacak ve anneme hibisküs alması tavsiye edilecek.




