Hastalara Özel Yiyecek ve İçecekler - Şifalı Karışımlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hastalara Özel Yiyecek ve İçecekler - Şifalı Karışımlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2011 Cuma

Gribe Karşı Osmanlı Çayı

 Gribim mis gibi devam ediyor. Akşamları iyice azıyor, kafayı koyacak yer arıyorum.
Dün, eşimin amcasını ziyarete gittik, katarakt ameliyatı olmuştu. Hanımı Güner Yenge ki çok tatlı bir kadın, grip olduğumu görünce bana acıdı, iki dakikada hemen Osmanlı çayı hazırladı, aktarlarda satılıyormuş, içinde medine gülü yaprakları, kurutulmuş portakal kabukları ve elma kabukları, karanfil, minik üzüm gibi tanecikler, ve daha ne olduğunu tam keşfedemediğim bir iki şey daha vardı. Tadı hoşuma gitti. Medine gülü yüksek miktarda c vitamini içeriyormuş ve gribe çok faydalı imiş. Hamile olduğum için biraz çekinerek içiyorum belki bir yan etkisi vardır diye ama sanırım iyi de geldi. Bugün daha bir zindeyim. Akşama eşime de demlicem bir bardak. O da kesin mikrobu kapmıştır benden, yataklara düşmeden bir müdahalede bulunalım.
Bir tatlı kaşığı Osmanlı Çayı'nı fincana koyup üzerine sıcak su dökün. 3-4 dk bekletin. İçine de 1 kaşık kestane balı. Çayınız hazır. Tadı da güzel, hani şifalı şeyler genelde çirkin olur ya, bunu keyiften bile içebilirsiniz, öyle hoş bir tadı var.
Bu arada bu Medine Gülü (Hibisküs) şekeri de düzenliyormuş, insanı rahatlatan bir etkisi varmış. Demek ki en kısa zamanda babam aranılacak ve anneme hibisküs alması tavsiye edilecek.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Pepino (Solanum Muricatum) - Şeker Hastaları Buraya...



Hayatta yemekten hoşlanmadığım iki meyve var; biri mango, biri pepino. İkisini de birer kere denedim, bir daha da ağzıma sürmeyi düşünmüyorum. Tatsız tutsuz, kabak tadı bıraktılar ağzımda. Ama pepino o kadar fayfalıymış ki belki seversiniz ya da şifa niyetine yersiniz diye sizlerle paylaşıyorum. Zaten bizim eve de "şifa niyetine" teşrif etti pepino. Şeker hastalığına çok iyi geliyormuş. Burada yani Düzce'de bir adam, yetiştiriciliğini yapıyormuş. Annem de şeker hastası olduğu için babam almış bir tane, getirmiş eve.

Meyvenin Bilinen Faydalı Özellikleri
Şeker Hastalıkları,
Kemik Erimesi,
Dalak Yetmezliği (Tromoksin),
Bağırsak Kanseri,
Gen Hastaları,
Mide Rahatsızlığı,
Anemi (Kansızlık) Hastaları,
Hemofili Hastaları (Kanın Pıhtılaşmasındaki Bir Bozukluğa Bağlı Kanama Hastalığı),
Çocuklarda Kemik Gelişimi Sağlamakta,
Eklem Romatizmasına İyi Gelmekte,
Kolesterolü Düşürmekte (Hastaları tarafından beyan edilmiştir),
Kilo Problemi Olanlar Daha Çok Tüketmektedir.
(Alıntı: pepino.tropikalmeyveler.com/faydalari.html )

8 Şubat 2010 Pazartesi

Kahve ve Limon (İshale Şifa)

1 Tatlı kaşığı kahveye biraz limon damlatıp yiyin. Tabi yiyebiliyorsanız. İğrenç bir tadı var ama ishale birebir. Demli çay falan bu kahveli limonlu karışımın yanında hikaye gibi kalıyor.

29 Kasım 2009 Pazar

Soğan Kürü



Grip için bunu da içtik, evet içtik. Ama kulağa geldiği kadar kötü değil. Soğan deyince tadı daha bir kötü olacak diye korkuyor insan ama tadı bildiğiniz ot tadı. Hiç de öyle kötü değil, korkmayın. Ayrıca bayanlar için farklı faydaları da var. İbrahim Saraçoğlu'nun sitesinde ekstra araştırma yapabilirsiniz.

Malzemeler:
1 Litre su
4 Orta boy soğan


Bu ölçüye göre 4 büyük fincan çıkıyor. Suyu tecerede kaynatıyoruz. Soğanları soyup herbirini dörde bölüp kaynayan suya atıp 4-5 dakika da soğanlarla birlikte suyu kaynatıyoruz. Ocağın altını kapatıp suyun içinden soğanları alıp suyu fincanlara boşaltıp için. Yalnız biraz ılıtıp için. Afiyet olsun demeyi düşündüm ama soğan suyu için de denilmez ki :P

Grip İçin Havlıcan Çayı (Domuz Gribi Dahil)



Uzun bir aradan sonra herkese merhabalar. Öncelikle Kurban Bayramınız mübarek olsun demek istiyorum. Tüm İslam alemine hayır getirsin inşallah. Allah için kestiğiniz kurbanlar kat kat sevap olarak yazılsın defterlerinize. İnşallah gerektiği gibi maddi imkanı olmayan ve et alacak durumu olmayan insanlara da ulaşmıştır kurban etleri. Bugün televizyonda yaşlıca bir teyze konuşuyordu. Kurban eti dağıtılan bir kuyruğa girmiş. 'Eşim öldüğünden beri sekiz senedir eve bir tavuk kanadı dahi girmedi.' diyordu. İnşallah onun gibi insanlara da ulaşmıştır kurbanlarınızın üçte biri.

 En son Tavuk Çorbası tarifi vermiştim, annem grip oldu demiştim. Peşinden ben de şifayı kaptım. Ateşlendim, yoğun bir öksürük, halsizlik, ciddi bir başağrısı... Bu sefer annem iyileşti, bana baktı. Babam tabi her zamanki gibi ailemizin daimi hasta bakıcısı... Sürekli bize bitki çayları demleyip içirdi. Bu havlıcan denilen bitkiyi de bir arkadaşından işitmiş. Erzurum'da o çetin soğuklara yenik düşmemek için her sabah havlıcan içerlermiş. Çörek otu da ölümden başka her derde devadır.' deyip babam çaya çörek otu da ekledi. Hiç ilaç kullanmadan bu çaylarla ve uzun yatak istirahatlarıyla gribi de yendik, yemek yemeyi de bırakmamak gerek. Tabi bu çayların içine ilgi, sevgi de katıldığı için daha çabuk ayaklanıyoruz belki de. İnsanın psikolojisi ne kadar iyi olursa o kadar çabuk ayaklanıyor. Bayramın ikinci günü sabahtan hastaydım, kahvaltı bile yapamadım, yarım dilim ekmek ve 2 zeytin ağzımda büyüdü durdu. Akşama sözlümün el öpmeye geleceğini duyunca hemen toparladım. O sebeple, demem odur ki, gönlünüzü ferah tutun. Siz gönlünüzü ferah tuttukça hiç bir hastalık sizi yenemez.

Malzemeler:
2 Parça havlıcan kökü
Yarım Çubuk tarçın
1 Silme çay kaşığı çörek otu

Tatlandırmak için:
Kestane balı

4 Su bardağı kadar suyun içine havlıcanı, tarçını ve çörek otunu atıp kaynatıyoruz, 1-2 dakika fokurdatıp ocaktan alıyoruz. Bardaklara koyup balla tatlandırıp içiyoruz. Çok değil ama biraz ılınırsa daha iyi tabi. Çok sıcak çaylar boğazı da dili de haşlıyor. Zaten sıcak ya da çok soğuk içmemek sünnettir de. İçer içmez boğazları yumuşatıyor, öksürüğü hafifletiyor.

24 Kasım 2009 Salı

Tavuk Çorbası (Hasta Çorbası)

Uzun süredir yemek tarifi yazmaya vakit bulamadım. Bir süredir haritanın diğer ucunda ablamın yanında, annemlerden uzaktaydım. Nihayet evime döndüm derken annem grip olmuş. Doktor, domuz gribinden şüphelenmiş. Ben yokken, babam pek güzel bakmış anneme, Allah'a şükür o yüzden domuz gribi bile birşey yapamadı anneme. Şimdi tam nekahat döneminde. Abdullah da annemle birlikte hasta olmuş. Ev revire döndü. İkisi de birer köşede dinleniyorlar. Babam artık bakma işlerini bana devretti ama bir yandan da 'Havlıcan kaynat, çorba yap' diye talimatlar veriyor. Nazar değmesin pek kıymetlidir eşi. Bizim evde genelde hastaya illa yapılır bu çorba. Ben de bugün anneme yaptım. İçinde hem sarımsak, hem sirke, hem de pulbiber var. Malum bunların hepsinin de gribi iyileştirici etkileri var. Demek ki domuz gribi olursak ne yapıyormuşuz, yemek yiyormuşuz yine.

Malzemeler:
9-10 Adet tavuk inciği (Ben 10 tane kullandım)
3,5 Yemek kaşığı un
9 Diş sarımsak
4 Çay kaşığı pulbiber
5 Yemek kaşığı sirke
Tuz

İncikleri 2 lt kadar suda haşlıyoruz. İyice yumuşuyorlar, pişiyorlar. Sonra incikleri alıp didikliyoruz. Tencerede kalan tavuk suyuna su ekleyip 2 litreye tamamlıyoruz. Suyun altını yakıp kaynatıyoruz. 3,5 Yemek kaşığı unu biraz suda eziyoruz, pürtüksüz hale getiriyoruz. Tenceredeki su kaynayınca içine unu yavaşça ekleyerek yediriyoruz. Bir yandan da karıştırıyoruz ki pürtüklenmesin. İçine didiklediğimiz tavuk etlerini ve biraz tuz ilave ediyoruz. 9 diş sarımsağı minik minik doğrayıp ekliyoruz. Pulbiber ve sirkeyi de ekliyoruz. Çorbayı bir taşım kaynatıyoruz, tatlar birbirine girsin diye. Hazır olunca kaseye alıp üzerini çok az pulbiber süsleyip hastanıza ikram edin. Yesin, iyi olsun. Afiyet olsun.
Related Posts with Thumbnails