Yöresel Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yöresel Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2011 Salı

İslim Köfte

Ya ne hikmetse ben bu tarifleri yazmaya üşeniyorum. Ramazandan önce de ne pastalar yapmıştım da hem de ne güzel resimleri var bir görseniz, tariflerini yazmaya üşendiğimden öylece duruyorlar. Bir de bir kaç tarif hariç, gerisini göz kararı uydurup yaptığımdan herkes de yapabilir diye düşündüğüm için tarif yazmaya üşeniyorum biraz da. Üşene üşene yazmakta olduğum bu tarif de geçen akşam yaptığım islim köftenin tarifidir.

Malzemeler:
11 Patlıcan
11 Biber
Tuz
Sıvıyağ (4-5 Yemek kaşığı)

Köfte Malzemesi:
750 gr kıyma
1 Yumurta
2 Soğan
2 Diş sarımsak
1,5 Tatlı kaşığı salça
3-4 Dilim bayat ekmek
Tuz
Karabiber
Pulbiber
Kimyon
Sıvıyağ (Teflonda kızartma yaparken kullanmak için, 3-4 Yemek kaşığı kadar)

Domatesli sos:
5 Domates
Yarım yemek kaşığı biber salçası
Yarım yemek kaşığı domates salçası
Sıvıyağ
Tuz
2 Diş sarımsak
1,5 Su bardağı su
Köfte malzemelerinden soğan ve ekmek rondodan geçecek. Sonra sıvıyağ hariç hepsini birlik yoğurup köfte şekilleri vericez. Teflonu kızdırıcaz ve sıvıyağda köftelerin iki yanını birden kızartıcaz. Köfteler hazır. Aynı tavada biberlerin de iki yanını çeviricez, kızaracak.
Şimdi patlıcandayız. Patlıcanları uzunlamasına 4 dilime kesiyoruz. Tuzlu suda bekletiyoruz. Kara suyunu bırakıyor. Sonra patlıcanları süzüp kuruluyoruz ve tuz ve az sıvıyağ ile karıştırıyoruz. Fırın tepsisine diziyoruz (Dilerseniz güveç kaplarına birer servislik dizip şık bir sunum da yapabilirsiniz). Fırında 200 derecede pişiyorlar, az biraz da kızarıyor üstleri.
Her bir patlıcan diliminin arasına bir köfte koyup sarıyoruz ve tepesine bir kürdan takıp sabitliyoruz. Tepsiye diziyoruz sardığımız köfteleri, 44 tane çıktı.
Sos için bir teflon tavada sıvıyağda doğradığımız domatesleri ve salçayı öldürüyoruz. Tuzunu ve sarımsağını da atıp içine 1,5 su bardağı su ekleyip ateşte şöyle bir iki dakika tıkırdatıyoruz ve tepsideki köftelerin tepesine yayıyoruz. 180 derece üstleri kızarana kadar pişiriyoruz. Köfteleri ben biraz küçük tutmuşum, 8-9 köftem arttı, attım buzluğa. Siz isterseniz köfteleri büyütün, isterseniz de artan köfteleri benim gibi atın buzluğa, sonra kızartır yersiniz.

23 Nisan 2011 Cumartesi

Bazlama ve Ev Ekmeği

Evden çıkıp ekmek almaya üşendiğimiz bir gün idi. Dışarısı soğuk, buz gibi… Mutfağa girip bazlama ve ekmek yaptım ben de. Eşim büyük keyifle yedi. Sıcak sıcak bazlamayı tereyağı süre süre yemek, market ekmeği yemekten daha keyifli idi tabi. Alttaki malzemeler ile 3 bazlama ve bir ufak ekmek çıkıyor ya da tamamını bazlama yaparsanız 5 bazlama çıkar.
Malzemeler:
2 Yemek kaşığı maya
2 Silme yemek kaşığı tozşeker
2 Su bardağı ılık su
2 Çay kaşığı tuz
4,5 Su bardağı un
Şeker, maya ve su bir kaba konulur ve mayalanması için ılıkça bir mekana bırakılır. Ufonun karşısına koyuverdim ben. 15-20 dk da kabarıyor zaten. İçine tuz ve un eklenip yoğrulur ve yoğrulan hamur da kabarsın diye biraz beklenir. Bazlama yaparken pek bekleyemedik biz açlıktan, biraz kabarır kabarmaz hemen teflonumu ocağa yerleştirdim. Hamuru göz kararı beşe bölüp beşte birini aldım ve yuvarlakça teflon büyüklüğüne yakın açtım, yemek tabağından biraz daha büyükçe yani, tabi yapışmasın diye azar azar un serpe serpe açıyorum. Çok da inceltmiyoruz bazlama açarken, 1 cm civarı kalınlığı oluyor. Teflonda önce bir yanını sonra diğer yanını pişirdim. Diğer hamurla da aynı şekilde 2 bazlama daha yaptım. Tabi bazlamaların 3ü pişince biz dayanamayıp sofraya oturduk, kalan hamur mutfakta mayalanmaya devam etti, kabardı iyice, onu da kahvaltıdan sonra ekmek şekli verip fırına sokuverdim, oldu bize ekmek. 190-200 derecede ısınmış fırında üzeri iyice kızarana kadar pişirdim. Pişince kabuğu çok sert olmasın diye azıcık elimi ıslatıp elimin nemiyle ekmeği nemlendirdim. Bi daha yaparsam içine azıcık da haşlanmış patates atmayı planlıyorum ki patatesli ekmek olsun. 

10 Şubat 2011 Perşembe

Ali Nazik ve Yoğurtlu Patlıcan Köz Salatası

Malzemeler (2 Kişilik):
4 Büyük patlıcan (Ocakta közlenecek)
1 Su bardağı yoğurt
Tuz
1 Diş Sarımsak

150 gr kadar kıyma (Benim yumruğumla 1 yumruk kadar, ellerimin biraz büyük olduğunu hesaba katarsak nazik bir elle 1,5 yumruk kadar kıyma)
1 Sivribiber
Tuz
1 Tatlı kaşığı acı biber salçası
1-2 Yemek kaşığı sıvıyağ

Üzerine:
Domates
Biber
Tereyağ
Pulbiber

İlk iş Ali Nazik'in kıymalı kısmı karıştırılacak, biberi inccik doğrayıp kıymaya biberi, tuzu ve acı biber salçasını ekleyip yoğuruyoruz. Bu böyle azıcık bekliyor, tatları birbirine geçiyor.
O sırada patlıcanlar ocağın üzerinde ateşte közlenecek, fırında da közlenebilir ama o zaman köz kokusu sinmiyor patlıcana ki ben en çok o kokuyu seviyorum. Közlenen patlıcanarı soyup doğruyoruz. Bir kapta yoğurt, rendelenmiş ya da dövülmüş sarımsak ve tuzu çırpıp ılınan patlıcanlara karıştırıyoruz. Patlıcanlı kısım hazır. Bu kısmı sade de yapıp yeseniz yeridir. Çünkü böyle sade haliyle adı yoğurtlu patlıcan köz salatası.

Sonra dönüyoruz kıymaya. Tavanın dibine azıcık sıvıyağ döküp kızdırıyoruz, üzerine kıymayı yayıyoruz, altını yüksek ateşte yakıp pişiriyoruz. Sonra kıymayı çevirip diğer tarafını pişiriyoruz ve kıymayı çatalla parçalıyoruz. Yoğurtlu köz patlıcanın üzerine döküyoruz. Bir teflon tavada da yağsız bir şekilde azıcık biber ve domatesi çevirttiriveriyoruz. Tabağın yanına iliştiriveriyoruz. Üzerine de tereyağı ve pulbiber yakıp döktük mü tamamdır afiyet olsun.

27 Mayıs 2010 Perşembe

Tepsi Kebabı (Sini Kebabı)

Tembellere kebap tarifi :) Dünyanın en kolay kebabı, sini kebabıdır herhalde. Acele misafir gelirse, en iyi seçenek bu. Hem de tadı pek güzel.

Malzemeler (4-5 Kişilik):
Köftesi:
250 gr kıyma (Orta yağlı olsun, yağsız iyi olmaz, çok yağlı da kaybolur gider)
1 Soğan (Rendelenmiş)
4 Diş sarımsak (Rendenin ince tarafıyla rendelenmiş)
1/3 Demet maydanoz (Yarım demetten az, ince kıyılmıl)
Yarım çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı pulbiber
2 Çay kaşığı tuz
1 Tepeleme tatlı kaşığı salça
1 Kaşık sıvıyağ (Tepsiyi yağlamak için)

Üzerine:
4 Yeşil biber
3-3,5 Domates
1-2 Kaşık sıvıyağ
Tuz
Köfte malzemeleri karıştırılıp yoğrulur, 25-26 cm lik kare borcamın altı yağlanır, köfte tepsiye düzlenir. Üzerine azıcık yağ ile yağlanmış ve tuzlanmış biberler konulur. Biberleri yağlamadan koyuncca kuruyup gidiyorlar, azıcık yağlandı mı lezzeti de daha iyi oluyor. 200 derecelik ısıtılmış fırında biraz pişirilir ve sonra üzerine dilimlenmiş, azıcık yağla yağlanmış ve tuzlanmış domatesler yayılır. Tekrar fırına sokulur. Domateslerin suyuyla pişiyor. Başka su koymuyorum. Eti ne kadar pişireceğiniz zevkinize kalmış. Ben biraz sulu bıraktım, ekmek banalım diye. Arzu ederseniz az daha tutup domates suyu iyice azalana kadar bekletebilirsiniz.
Afiyet olsun.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Patatesli Sulu Köfte (Bulgur Köfteli)

Bu akşam, arkadaşım Havva bize gelsin istedim, davet ettim, hanımefendi muzlu krema istiyormuş, çikolatalı sufle istiyormuş bize teşrif etmek için. Pek nazlı misafir. Muzlu kremasını yaptım, suflesi için de tereyağı ve yumurta sipariş ettim babama. Ee bir de yemek yapmak lazım. Evde ne var ne yok bir kontrol ettim. Buzlukta bir avuç kıyma buldum. Aklıma Cahide Hanım'ın Harput Köftesi geldi, görür görmez aşık olmuştum köfteye. Bir avuç kıymayla köfte mi olurmuş demedim, Harput Köftesini 1 avuç kıymaya uyarladım. Çok güzel oldu. Cahide Hanım'a tekrar teşekkür ediyorum.
Malzemeler:
Köftesi:
100 gr kadar kıyma
3 Çay bardağı köftelik bulgur
1 Yumurta
10-15 dal maydanoz (İncecik kıyılacak)
Yarım soğan (İncecik kıyılacak)
Tuz
Karabiber
Pulbiber
1 Tatlı kaşığı salça

Diğer Malzemeler:
2 Patates (Küp küp doğranacak)
4 Kaşık sıvıyağ
2 Kaşık salça (1 kaşığını biber salçasından koydum)
Yarım yeşil biber (Kıyılacak)
6 Su bardağı su
Tuz

Köfte malzemelerinin hepsi karıştırılır ve bulgurlar kendilerinden geçene kadar yoğrulur, yoğururken arada bir ıslatıyoruz bulgurları 3-5 damla suyla. Hepsi yapışınca köfte yuvarlancak gibi oluyor. Top top yuvarlıyoruz.

Bir tencereye sıvıyağ koyup 2 kaşık salçayı ve yeşil biberi ekliyoruz, Salça yağda çözülünce üzerine 6 su bardağı suyu ekliyoruz. Su kaynayınca patatesleri ekleyip tuzunu ilave ediyoruz. Patatesler biraz braz yumuşamaya başlayınca köfteleri azar azar yemeğe katıyoruz. Patatesler ve köfteler pişince tamamdır. Afiyet olsun.

7 Nisan 2010 Çarşamba

Zulbut - Kaldirik - Hotan - Isbıt - Tomari


Merhabalar,
Bugün Taze Nane'de zulbut tarifi görünce, hala bizim zulbut tarifini vermediğim aklıma geldi. Biz bu sebzeyi çok severek yiyoruz. Annemlerin memleketi Alaplı'da bu otun adı zulbuttur. Ereğli de ismi Hotan. Baba tarafım, yani Düzce tarafları bu ota kaldirik derler. İsmine ne derlerse desinler, güzel bir ot kendisi. Mor çiçekli, pürüzlü yapraklı, etli köklü bir bitki. Çiçeklerine kadar herşeyiyle birlikte giriyor tencereye.
Annem seviyoruz diye 2 kg almış gelmiş, temizle temizle bitmedi, derken yıka doğra... Hızla tükettik gerçi. Yemesi güzel oluyor. Ama ben size 1 kg luk tarif veriyorum. Yeterli olacak.

Malzemeler:
Yarım çay bardağı sıvıyağ
3-4 Adet iri soğan
Yarım baş sarımsak
1 Yemek kaşığı salça
1 kg zulbut
2 Yumurta
Tuz
Karabiber

Zulbut dediğimiz otun kök kısımlarını temizliyoruz ve sonra otu bir güzel yıkıyoruz. Temizlerken eldiven takmanızı öneririm, insanın parmak uçları kına yakmış gibi boyanıyor. Yıkadığımız zulbutu doğruyoruz. Bir tencerede tuzlu suda yumuşayana kadar haşlıyoruz. Haşladığımız zulbutu süzüyoruz ve süzülmüş olanı da elimizle sıka sıka iyice süzüp alıyoruz. Zulbut beklesin, şimdi sıra soğanda. Soğanları yemeklik küçük küçük doğruyoruz. Sarımsakları da soyup mini mini doğruyoruz. Bir tencereye yağı ve soğanı alıp soğanları öldürene kadar pişiriyoruz. İçine salçasını ilave edip bir iki karıştırıyoruz ve zulbutu, sarımsağı, tuzu, karabiberi ekliyoruz. Zaten hepsi pişmiş olduğundan tatları karışsın diye çok az daha pişirip içine yumurtaları kırıyoruz ve karıştırıyoruz. Yumurtalar da pişince hazır. Afiyet olsun. 

23 Şubat 2010 Salı

Sıkma

"Sıkma yapıcam" dediğimde ilk tepki hep "Sıkma da neyin nesi?" oluyor. İşte böyle güzel birşey. Bayat ekmekleri  değerlendirmenin en lezzzetli hali. İlk yediğimin içinde hellimli soğanlı bir iç vardı. Evde bayaa bayat ekmek birikmiş. Bu akşam iki ölçü sıkma hamuru yaptım ve birazına etli iç, birazına da kaşarlı iç hazırladım. Her üçü de güzel oluyor. Etlisi etli dürüm tadında. Tavsiye ederim.

Malzemeler:
Hamuru:
Yarım bayat ekmek
1 paket kabartma tozunun üçte biri
6 Kaşık un (Tepeleme)
Tuz

Üzeri için:
Tereyağ

Bayat ekmekleri suya koyuyoruz ve orada iyice ıslanacakları kadar bekliyorlar. Sonra elimizle suyunu sıka sıka ekmekleri sudan alıyoruz. Adını da buradan alıyor herhalde. Ekmeklere kabartma tozu, tuz ve un ekleyip ele yapışmayacak bir hamur elde ediyoruz. Unu ihtiyaca göre ilave edebilirsiniz. Mandalina büyüklüğünde bezelere bölüyoruz hamuru. Her bir bezeyi kuru bir zeminde yapışmadan açabilmek için altına üstüne biraz un serpip merdane ya da su bardağı yardımıyla tabak büyükllüğünde açıyoruz. Teflon tavada ya da saç üzerinde (yağsız) iki tarafını da çevirerek pişiriyoruz. Pişen sıkmaların arasına arzu ettiğimiz harçtan arzu ettiğimiz kadar koyup sıkmayı dürüm gibi sarıyoruz. İçimiz, peynirli bir iç ise, sıkma pişince sıcakken tek yüzüne çok az tereyağı sürüyoruz. Sıcağıyla eriyor zaten. Peynirli içi sonra koyuyoruz. İç, etli olacaksa tereyağına gerek yok, tadını ağırlaştırır.Yanına ayranla yiyoruz arkadaşlar. Daha önce hazırladığım içleri sizlere alternatif olsun diye yazıyorum.

Etli içi (1 ölçü sıkma hamuru için):
Et kavurma (Eti bir tencerede harlı ateşte biraz sıvıyağ ile kavurun, suyunu salınca tuzunu, karabiberini ve pulbiberini ekleyin ve orta ateşte suyunu çekip yumuşayan kadar pişirin. Gerekirse dibi tutmasın diye çok az su eklersiniz.)
1 Soğan (Ay şeklinde doğranmış)
2 Biber (İçi temizlenmiş ve ince ince doğranmış)
10-15 Dal maydanoz (Kıyılmış)
1 Domates (İkiye kesilmiş ve ince ince dilimlenmiş)
Tuz
Soğan, biber ve maydanozu üzerine biraz da tuz atıp karıştırın. Sıkmaya önce biraz kavurma, sonra soğanlı katıktan ve iki ince dilim de domates koyup öyle sarın.

Kaşarlı içi(1 ölçü sıkma hamuru için):
2 Biber (Küçük doğranmış)
1 Domates (Küçük doğranmış)
100 gr kadar kaşar peyniri (Küçük doğranmış)
Sıvıyağ
Tuz
Bir tavada biberleri sıvıyağda biraz pişiriyoruz. Domatesleri ekleyip içine az tuz atıyoruz. Domatesler de pişiyor. Ocaktan almaya yakın kaşarı da ilave ediyoruz, eriyor. Sıkma pişince iç yüzüne önce çok az tereyağı sürüyoruz. Sonra kaşarlı harçtan arzu ettiğimiz kadar koyup sarıyoruz.

Hellimli içi(1 ölçü sıkma hamuru için):
1 Soğan (Yarım halka halinde doğranmış)
150 gr kadar hellim peyniri (Minik küpler halinde doğranmış)
3-5 Dal maydanoz (Kıyılmış)
Sıvıyağ
Tuz
Sıvıyağda soğanı öldürüyoruz. Hellimi de atıp biraz kızartıyoruz. Ocaktan alıp içine maydanoz ve tuz ekliyoruz. Sıkmalar pişince sıcakken önce bir yüzlerine çok az tereyağ sürüyoruz sonra bu harçtan koyup sarıyoruz. Afiyet olsun

13 Ocak 2010 Çarşamba

Patlıcan Kebap


Gelelim akşamın yemeğine. Yeme de yanında yat tabiri bunun gibi yemekler için kullanılmalı. İyi ki zamanında annemlerin Antep'e tayini çıkmış. Bu yemeği annem oralarda öğrenmiş. Bu akşam ilk kez ben denedim, ondan aldığım talimatlarla. Çok da lezzetli oldu, belki de ilk yaptığım içindir. İlk yapınca nedendir bilmem çoğu yemekler güzel olur. Babam çok beğendi, hatta "Kızım hadi bloğa ekle bunu" dedi. Hem de öyle kolay ki bu kebap, ille de herkes denesin istiyorum. Yemek öyle güzel olunca içimden "Keşke İzzet de burada olsaydı da yeseydi" diye geçirdim, annem de o sıra keşke diğer kızları da yanında olsaydı diye geçiriyormuş. İnsan, Güzel birşeyle karşılaşınca, o güzel şeyi sevdikleri ile paylaşmak istiyor demek ki.

Malzemeler:
7 Tane kemer patlıcan
1 kiloyu aşkın kıyma (Yağlı tarafından)
Karabiber
Tuz
4-5 Yeşil biber
4 Domates

Patlıcan ille de kemer olacakmış, kemer olmazsa olmazmış, uzman tv de ustadan dinlemiştim. Patlıcanın iki kıyısının da kesilmesi gerekliymiş, iyice pişsin diye, yoksa kapalı kıyılardan ısı eşit bir şekilde giremezmiş, kimi patlıcanlar pişerken kimisi az pişmiş kalırmış. Ama usta, tarifi vermiyordu. Tabi bizim evde bir usta daha varken, uzman tvdki ustaya ne hacet. Annemin verdiği tarif zaten yeterince güzeldi. Kemer patlıcanları eşit bir şekilde kesiyoruz ve biraz tuzluyoruz.
Kıymaya karabiber ve tuz katıp yoğuruyoruz. Tuz ve karabiber miktarı vermek isterdim ama ölçmedim. Tadına bakıp yeterli olup olmadığına karar verin. Ben genelde öyle yapıyorum. Çiğ çiğ yiyorum. Biraz yamyamca ama anneden kıza geçen genetik birşey midir nedir?

Orta boy fırın tepsisine şekilde gördüğünüz şekilde diziyoruz. Mümkün olduğunca sıkışık dizmeye çalıştım, kıymanın yağları eriyince herbiri birbirinden bağımsız kıyma ve patlıcan adacıkları oluşmasın da birbirlerine kenetlensinler diye.
200 derecede ısıtılmış fırına koyun.
Tepsi fırında iken, biberin içlerini temizleyip yağlayıp tuzlayın. 25inci dakikada tepsinin üzerine biberleri yayın ve yine fırında pişmeye devam etsin.
Bu sırada domatesleri doğrayıp yağlayıp tuzlayın. 45inci dakikada domatesleri de yayın tepsinin üzerine.
15 dakika daha pişsin ve fırını kapatın. Fırını kapattıktan sonra tepsi aha fırında dururken kurumasın diye tepsinin üzerini folyo ile kapattım. Zaten bu kebabın terlemesi de lazımmış ya, bizim tepsi de terlemiş oldu. Resimde folyoyu yeni çıkarmıştım. Daha dumanı üstünde.
Buradan gerisi kolay. Tabağa koyup afiyetle yiyin.


4 Ocak 2010 Pazartesi

Silor (Sinor, Ziron, Siron)



Karadeniz yemeğidir kendileri. Yalnız herkes ayrı bir isim takmış, netten şöyle bir bakınca asıl adının Silor olduğuna karar verdim, belki de değildir. Yemeyenler şu zamana kadar kendilerine yazık etmişler. Karadeniz taraflarında imece usulu yufka açılır, açılan yufkalardan siron da yaparlar. Yufkaları dolayıp ince ince kesip fırınlayınca işte o harika şey olur.
Daha önce 3-4 sefer arkadaşlarımda yemiştim. Havvaların kilerinden siron poşetini görünce dayanamadım, gece yarısı siron yaptım. Ya
yetenekli miyim nedir (azıcık övüneyim), tam da arzu ettiğim gibi oldu tadı daha ilk seferde, hem de elimde tarif yokken (İkinci seferde fazla sıkıştırdım ve çok bol yaptım sanırım, o yüzden hiç arzu ettiğim gibi olmadı. Demek ki neymiş; yapınca bir tabaklık yapmak lazımmış, dizerken de aralıklı dizmek lazımmış, üzerine de ille gerçek köy tereyağı ve köyde çekilmiş tozbiber, öyle dandik market malıyla aynı lezzet olmuyor). Resmi Havva'nın telefonuyla çektik, ben size güzel olanın resmini ve tarifini veriyorum..
2 kişicik olduğumuzdan ufak bir tabağa 22-23 adet sironu dipdibe dizdim. Bir tencerede 1 su bardağı suya biraz sıvıyağ ve tuz ekleyip suyu kaynattım. Sonra 3 kaşık kadar yoğurdu çırptım, içine biraz kaynar sudan koyup ılıtıp kaynar suya bu yoğurdu döktüm. Öyle bir güzel kaynatıp sironu bu kaynamış ayranla ısladım. Havva iyi yumuşasınlar diye tabağın üzerine hemen bir kapak örttü. Üzeri daha yoğurtlu mu olsaydı ki derken üzerine tencerede 1 küçük kase yoğurdu kaynatıp döktüm. Bir tavada mis gibi 1 kaşık köy tereyağını ve 1 kaşık sıvıyağı yakıp üzerine biraz toz kırmızı biber ve biraz pulbiber ektim. Köpük köpük olan tereyağını sironun üzerine döktüm. Gece yarısı bir keyifle yedik ki sormayın. Nasıl özlemişim siron denen şeyi. Havva, madem o kadar seviyorsun yine yaparız dedi. Bir dahaki sefere de yine yerim diye şimdiden hayalini kuruyorum. Hatta imece işine dahil olup kendimize kışlık siron mu yapsam diye bile düşünüyorum. Bir yerde hazır satıldığını da görmüştüm ama acaba neresiydi?
Bence en harika hali yoğurtlu hali. Ama tabi isteyen kıymalı da yapabilir. Artık hayal gücünüze kalmış. Lezzeti hayal edin ve uygulayın. Hatta yapıp bizi de çağırın. Biz de yiyelim.

Malzemeler:
22-23 Adet siron
Sıvıyağ
Tuz
1 Su bardağından biraz fazla su
3 Kaşık+1 küçük kase yoğurt
1 Kaşık köy tereyağ
1 Kaşık sıvıyağ
Kırmızı tozbiber
Pulbiber

3 Aralık 2009 Perşembe

Ali Nazik


Babam bu akşam oruçluydu. Ne pişirsem diye düşünürken aklıma Ali Nazik geldi. Hemen patlıcanları aygazda közledim, kabuklarını soydum, çatalla ezdim, rengi değişmesin diye içine yarım limon sıktım ve bıraktım. 1 sivribiberi incecik kıydım, yağlı kıymaya kattım, içine biber salçasını ve tuzunu ilave ettim, güzelce yoğurdum. Bir süre tatları birbirine girsin diye öyle beklettim. Sonra tencerenin dibine kıymayı yaydım. Yüksek ateşte kapağını kapatıp pişmeye bıraktım. Bir tarafı pişince çevirdim, diğer tarafı da pişti. Sonra çatal yardımıyla kalıplaşan kıymayı ufaladım. Bir kaba 3 sarımsak rendeledim, içine bir kase kadar yoğurt ve biraz tuz ekledim. Patlıcan közünü sarımsaklı yoğurtla karıştırdım. Bir kabın dibine bu patlıcanlı yoğurtlu karışımı yaydım. Kıymayı üzerine döktüm. Kenarlarını da biber ve domatesle süsledim. Aslında herkesin tabağını ayrı ayrı hazırlayacaktım ama akşam ezanının okunmasına o kadar az vakit vardı ki ezana yetişsin diye tek tabağa hazırladım Ali Nazik'i. Kolay bir yemek. Yapan, yiyen herkese afiyet olsun.

Malzemeler:
3 Büyük patlıcan
Yarım limon
3 Diş sarımsak
1 Kase yoğurt
Tuz

300 gr kadar kıyma (Tam ölçüsünü bilmiyorum, zaten farketmez)
1 Sivribiber
1 Tatlı kaşığı acı biber salçası
Tuz

Tabağın kenarına:
Domates
Sivribiber

Etli Maklube


Herkesin mutlaka denemesi gereken bir yemektir maklube. Vereceğim ölçülerle 8-10 kişi rahat doyar. Yemek, ortadoğunun meşhur bir yemeği. Aynı tepsinin etrafına oturup topluca maklube yemek gibisi yok.

Malzemeler:
1 kg kuşbaşı et (Biraz da et yağı lezzet katıyor)
1,5 Çaybardağı sıvıyağ
1-2 Diş sarımsak
Pulbiber
Karabiber
Tuz
2 Orta boy patates
1 Havuç
1 Küçük patlıcan
2-3 Sivribiber
1 Domates
Kızartmak için sıvıyağ
2 Bardak pirinç
Su

İlk önce 2 bardak pirinci güzelce yıkıyoruz. İçine biraz tuz ilave edip üzerine sıcak su döküp şişmeye bırakıyoruz.
Bir tencerede 1 kg kuşbaşı eti kavuruyoruz. İçine 1,5 çay bardağı sıvıyağ ve baharat ve tuz ekliyoruz. 1-2 diş sarımsak ekliyoruz, lezzet katıyor. Etler iyice yumuşayana kadar ara sıra içine ihtiyaca göre ılık su ekleyerek pişiriyoruz. Etler pişince ocağı kapatıyoruz ve tencereyi kenara alıyoruz.
Patatesleri soyup küp küp doğruyoruz. Patlıcanları ve havuçları da küp küp doğruyoruz. Biberleri ufak ufak doğruyoruz. Hepsini sırayla tuzlayıp kızartıp ayrı tabaklara alıyoruz.
Temiz, yayvan ve çok yüksek olmayan bir tencerenin en altına kavrulmuş etleri yayıyoruz, etin dibinde kalan yağını da dökün. Pilav bu yağla pişecek. Etlerin üzerine kızarmış patatesleri yayıyoruz. Onun üzerine de sırayla havuçları ve patlıcanları serpiştiriyoruz. En üzerine de domatesleri dilimleyip diziyoruz. Sıcak suda bekleyen pirincin fazla suyunu döküyoruz ve pirinçleri de domateslerin üzerine döküp üzerini düzlüyoruz. En üste çok az karabiber, çok az pulbiber ve tuz serpip 1-2 kaşık da yağ döküyoruz. 3 çay bardağı kadar su ekleyip kısık ateşte pirinçler yumuşayana kadar pişiriyoruz. Arada kapağı açıp pirinçleri ve suyunu kontrol edin. Gerek oldukça üzerine su ilave edin. Pirinçler pişince tencerenin dibinde su var mı diye kontrol edin. Tencereyi hafif yamultup kenarında su birikip birikmediğine bakın. Birikmiyorsa ocağın altını kapatın. 1-2 dakika dinlendirdikten sonra büyük bir tepsi bulun. Tepsiyi tencerenin üzerine kapatın ve tencerenin altından ve tepsinin üzerinden tutup dikkatlice tencereyi ters çevirin.
Salatanızı hazırlayın. Marullu salata çok iyi yakışır. Tepsiden tencereyi alınca pilavın etrafını salata ve yoğurtla süsleyin. Bu pilav salata ve yoğurtla güzel oluyor. Afiyet olsun.

31 Ekim 2009 Cumartesi

Humus


Humusu ilk kez Kıbrıs'ta okurken adanalı arkadaşım Aslı'nın annesininden yemiştim. Çok hoşuma gittiği için ne zaman oraya gitsem humus yapardı sağolsun. Mezun olduktan sonra mecburen kendim yapmak zorunda kaldım. Aslı'nın annesinin yaptığı gibi olsun diye 2-3 tarifi birleştirip aşağıdaki tarifi uydurmuş oldum. Başardım da, çok güzel oldu. Canım çektikçe yapıp yiyorum.

Malzemeler:
1,5 bardak nohut
Yarım su bardağından biraz az tahin (Tahini azar azar tadına bakarak ekle)
Yarım bardaktan biraz az zeytinyağı (Kokusuz, sızma)
3 Çay kaşığı kadar kırmızı tozbiber
3 Diş sarımsak
2 Limon (Azar ekle, limon ekşi ise 1,5 yetiyor)
Tuz
1 Silik çay kaşığı kimyon
1,5 Çay kaşığı pulbiber

Yağ yakmak için:
2-3 Yemek kaşığı zeytinyağı
1-2 Çay kaşığı pulbiber
Yarım çay kaşığı kimyon
Yarım çay kaşığı karabiber

Üstü için:
Kıyılmış maydanoz

Nohutu akşamdan ıslat, içine biraz tuz atarak. Sabah 3-4 defa sudan geçirip temiz suda (8-9 su bardağı su ile) düdüklüde 1 saat kadar haşla, suya tuz da at. Düdüklü kullanmayı bilmeyenler için, altını ilk yaktığınızda tepesi havada duracak, ötmeye başlayınca tepesini indireceksiniz. Altını kapattığınızda ilk önce kaynayan suyun sakinleşmesini beklemek gerekiyor, yoksa içeride oluşan basınç kapağı hemen açmaya kalkışırsanız pek de iyi şeylere sebep olmuyor. Bekledikten sonra önce tepesini kaldırıp havanın dışarı çıkmasını sağlıyoruz, sonra kapağı açıyoruz. Nohutun suyunu süzün. Ama suyu atmayın, 1 su bardağı kadarını kenara ayırın. nohutu el blendırı ile eziyoruz, ezmekte zorlanırsak azıcık ayırdığımız sudan ekliyoruz, kalan malzemeyi de ekleyip tekrar blendırda pürtüksüz olana kadar eziyoruz. Sonra bunu geniş bir servis kabına alıp üzerine yağını yakıyoruz ve döküyoruz, maydanozu da ekleyince afiyet olsun.
Related Posts with Thumbnails