11 Şubat 2011 Cuma

Terbiyeli, Tavuklu Şehriye Çorbası

Efendim, aslında benim yaptığım tüm yemekler terbiyelidir. Aile içinde yemeklerimize ilk önce terbiyeyi öğretiyoruz, üniversite eğitimi falan hikaye. Eğitim şart ama önce terbiye. Çorbayı kendi haline bıraksan ya davulcuya ya zurnacıya kaçar. Kaçarsa da yiyemeyiz. O yüzden terbiyeli, edepli, oturup kalkmasını bilen çorbalar yapmamız gerekli.
Neyse bırakalım saçmalamayı... Aslında niye saçmalıyorum biliyor musunuz? Dün bir kek denedim. Bir gece buzdolabında bekletmem gerekiyordu. Dünden beri Kudretullah'ı (Portakallı Krem Karamelli Kek) yiyememenin verdiği acıyla içim bir tuhaf, bir yanım eksik. Ben ki her yaptığım yemeği anında yemeye alışmışım, bekle bekle sabahı zor ettim. Akşamdan yesem mi diye düşündüm, rezil etme keki dedim kendi kendime içimden. Ne acılar çektim, bir ben bilirim. Bu sabah artık şu saat itibariyle bu kadar beklediği yeter deyip kekimden yedim, beğendim, keyfim yerine geldi, bi dilim daha kestim, onu da yedim. Her yanıma mutluluk yayıldı. Nasıl güzel birşey yemek yemek. Elimi nasıl yaktığımın hikayesini de kekimi yayınlarken yazarım. Elim de uf oldu.
Gelelim çorbaya. Akşamın dar vaktinde evde ne varsa deyip uyduruk bir çorba yaptım tabi yine. Ee zaten hepimiz uydura uydura yemek pişirmiyor muyuz? Neyse işte. Çorba pişer pişmez de yedim, beğendim. Benlik olmuş, hafif mayoş, mis gibi. Sevdim. Benim gibi bir ağız tadı olanlar (ki kimlerdir bilmiyorum) bu çorbayı beğenecekler.

Malzemeler:
Sıvıyağ
1 Yeşil biber
1 Havuç
1 Tavuk fileto (O civarda tavuk göğüs eti işte)
1 Tavuk bulyon
1 Tatlı kaşığı salça
4,5 Su bardağı sıcak su
1 Çay bardağına yakın tel şehriye

Terbiyesi:
1 yumurta
1 Tatlı kaşığı un
2 Yemek kaşığı yoğurt
Yarım limon (Ya da işte ekşi sevginize göre siz ayarlayın limonu)

Tuz
Pulbiber
Kekik
Karabiber
3-4 dal maydanoz

İlk önce bir tencereye biraz sıvıyağ döküyoruz, 3-4 kaşık falandır herhalde, onu ölçmedim. İçine incecik doğranmış biberleri ve rendelenmiş havucu ve doğranmış tavuk etini ekliyoruz. Biberler yumuşayana kadar pişiyorlar. İçine tavuk bulyonu ve salçasını atıyoruz. Bulyonu kaşığın ucuyla eziştiyoruz, zaten ısıyı gördü mü dağılıyor bu bulyonlar. Salçanın kokusu çıkınca sıcak suyu ekliyoruz, kaynayan suya da tel şehriyeleri attık mı attık. Şehriye pişedursun biz bir kasede terbiyeyi çatalla çırpıyoruz. Şehriyeler piştiyse tencerenin altını kısıyoruz ve çorbanın suyuncan 1-2 kaşık alıp kaseye koyuyoruz ki terbiyemiz azıcık ılınsın, ortama girmeden önce ortama alışsın. Sonra yavaş yavaş ekliyoruz terbiyeyi, bir yandan da karıştırıyoruz çorbayı, baharatlarını ve tuzunu ayarladık mı tamam. Bir taşım kaynıyor. Altını kapatınca ince kıyılmış maydanozu da ekliyoruz. Hemen kaseye döküp yiyoruz, yana yana da olsa... Seviyoruz yemeyi. Ne güzel şey yemek yemek. Allah elimizden almasın bu nimeti. Ülser, şeker vs olsam, çok dertli iş olurdu benim için. Şimdi en fazla yedikçe kilo alıyorum diye dert ediyorum da tek derdim o olsun :)

2 yorum:

Eylem dedi ki...

bu çorbayı üniversitedeyken ev arkadaşım yapardı.bizde bayıla bayıla yerdik.ellerine saglık.

hanife dedi ki...

Ablacım sabah sabah beni güldürdün Allahta seni güldürsün,terbiyeli çorban pek güzel görünüyor.
Kekin tarifini bekliyorum hayırlı cumalar

Related Posts with Thumbnails