Zeytinyağlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zeytinyağlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2011 Salı

Zeytinyağlı Kereviz

Malzemeler:
1,5 kafa kereviz (yapraklı) (Kereviz kökleri doğranacak ve içine 2-3 damla limon sıkılıp karışıtırılacak ki tencereye girene kadar kararmasın)
2 havuç
Zeytinyağı (bol)
Tuz
Çok az sıcak su (İhtiyaç olursa)

İlk önce tencereye biraz zeytinyağı döküyoruz. İçine temizlediğimiz ve doğradığımız havucu ekliyoruz. Biraz kavruluyor. Sonra içine çok kalın doğramadığımız (ki kolay pişsin) kereviz köklerini ve tuzunu ekliyoruz. Tencerenin kapağını kapatıp ocağın altını iyice kısıyoruz. Arada kontrol ederek pişiriyoruz. Pişme esnasında ihtiyaç olursa azıcık sıcak su ilave ediyoruz ki dibine yapışmasın. Pişen kerevizlere, doğradığımız kereviz saplarını atıp karıştırıyoruz. Ocağı kapatıyoruz. Kereviz sapları yemeğin sıcağıyla pişiyor zaten, harika kokusunu yemeğe veriyor, biraz daha zeytinyağı ekliyoruz yemeğe, zeytinyağımızın da lezzeti gelsin yemeğe diye. Kerevizi soğuk ya da ılık servis ediyoruz.
Bu kereviz yemeği en basitinden ama en beğenileni. Annem, ben ve eşim... Hepimiz beğendik. Resmi pek yakışıklı olmadı ama lezzetinden eminim. Afiyet olsun.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Sebzeli Palamut ya da Palamutlu Sebze

 Tek bir palamut kalmıştı evde. Çoğalsın hem de lezzetli olur diye içine sebze katıştırayım derken biraz coşmuşum. Bu sefer tarif, sebzeli palamut olmaktan çıkıp palamutlu sebze oldu. Tam ağzıma göre oldu. Yarasın bebeğime:) Sebzeli balık sevenler, kesinlikle denesin. 3-4 kişi doyar bununla gibime geliyor.
Malzemeler:
1 Dal pırasa (2-3 cmlik doğra)
1 Yeşil biber (İçini temizleyip ince ince doğra)
1 Kırmızı biber (İçini temizleyip şerit şerit doğra)
1 Patates (Soyup yemeklik doğra)
1 Havuç (Temizleyip 1 cm lik halkalar olarak kes)
Yarım kafa kereviz (Soyup yemeklik doğra)
1 Limon (ince üçgenler şeklinde kabuğu ile doğra, bir limonu önce ortadan kes, sonra yarısını 8e böl, 16 parça limon olsun)
1 Domates (Yemeklik doğra)
3-4 Dal kereviz sapı
3-4 Dal maydanoz
Tuz
3-4 kaşık zeytinyağı
Yarım limon suyu
1 Palamut (İçini temizleyip doğra)
Sebzelerin hepsini soyup doğruyoruz, 1 limonu da kabukları ile birlikte doğruyoruz. Yarım limonu sıkıp sebzelere katıyoruz. Palamutu temizleyip doğruyoruz ve sebzelere katıyoruz. Zeytinyağını ve tuzu da ekleyip karıştırıyoruz. Borcama alıyoruz. Üzerini folyo ile kapatıyoruz. 200 derecelik fırında 50 dk kadar pişiriyoruz. Sonra folyosunu kaldırıp 10-15 dakika da üzeri açıkken pişiriyoruz. Mis gibi oluyor. Tam benlik oluyor. Kereviz mis gibi, limon ekşili, patates bi yandan... İçinde her bir halt var, ye ye keyif al.

Not: Limona dikkat. Limonunuz çok ekşi ise miktarını azıcık azaltabilirsiniz. Benim limonlar tatlı idi.
Not: Bu tarif estergonyeşilin ben buldum etkinliğine gidiyor. Çünkü ben buldum :) (Gerçi çoğu tarifimi ben bulmuş oluyorum zaten de neyse. Hepsini yollayamayacağıma göre böyle bir tane yolluyorum.)

14 Mayıs 2010 Cuma

Zeytinyağlı Taze Bakla

İşte bu da baklamız... Kendisini seviyor, sayıyor ve yiyoruz.

Malzemeler:
400 gr bakla
1 Tatlı kaşığı un
Tuz
Bir çay bardağından biraz az zeytinyağı
Yarım soğan (İnce doğranmış)
1 Tatlı kaşığı salça (Olmasa da olur, ama ben salçayı çok sevdiğim için oldu)
Su (Baklaların üzerini kapatacak kadar)
1 Çay kaşığı şeker
Dereotu
3-4 Damla limon

Üzerine:
Dereotu
Sarımsaklı yoğurt

İlk iş baklaları temizleyip ikiye kırıyoruz. Yıkayıp fazla suyunu alıyoruz. Artık peçeteyle mi alırsınız, süzgece koyar suyun buharlaşmasını mı beklersiniz, orası benim problemim değil, bildiğiniz gibi yapın. Bir buzdolabı poşetine baklayı, unu ve kafi derecede tuzu katıp poşeti sallıyoruz, baklalar unlanıyor. Böylece yemek kıvamlı olacak, hem de baklalar renk kaybetmeyecekmiş. (Bu ayrıntıyı ekşisözlükten öğrendim, bilgi kaynağım).
Bir tencereye soğanı ve yağın yarısını alıyoruz. Üzerine baklaları da ilave ediyoruz. Orta ateşte baklalar biraz sularını salıyorlar. O zamana kadar kavuruyoruz. ama kaşıkla fazla müdahale edip baklaların canını sıkmamak gerek. Tencereyi sallayıverin arada. Baklaya salçayı da ilave edip şöyle bir karıştırıyoruz. Üzerini kapatacak kadar suyunu ekliyoruz, tuzunu ayarlıyoruz, şekerini atıyoruz. Kapağı kapatıyoruz, altını kısıyoruz. Yavaş yavaş pişiyor. Suyunun bitmesine yakın altı kapatılır. Üzerine zeytinyağının kalanı ilave edilir. Sonrada ilave ettik bir kısmını, niye diye sorma ey okuyucu, anla, böylece zeytinyağının tadını net alıcaz. Dereotunu katıyoruz. Bunu da sonradan katmanın anlamı, tadını almak. Ama ben babam sevmediği için bu aşamada hiç katmadık. 3-4 Damla da limon sıkıyoruz, çok az ama.
Dereotunu sofraya getirirken süsler gibi kattım annemle benim tabağımıza, üzerine de sarımsaklı yoğurt. Oh mis. Babamın tabağına ise dereotu da koymadım yoğurt da. Öyle seviyor, öyle yiyor. Afiyet olsun.
Sabah tarif bültenini sunduk. Bir başka tarif bülteninde buluşmak dileğiyle, hoşkalın.

18 Mart 2010 Perşembe

Saltanat Kayığı



Sebze yemeklerini her ne kadar babam ve Abdullah pek sevmeseler de annem ve ben severek yiyoruz. Üzerinde beşamel ve kaşar olanları özellikle hoşuma gidiyor. Hele bir de dereotu varsa...
Bu tarifi 53. Ye Etkinliğine yolluyorum. Tarif Güzin Osmancık'ın kitabından. Tabi ben yarım ölçü yaptım yine. 4 parça kabağımız oldu. Bize yetti. 8 parçalık tarifi veriyorum aşağıya.

Malzemeler:
Yarım kg kabak (4 orta boya denk geliyor.)

İçi:
2 Baş soğan
5 Diş sarımsak
2 Kaşık zeytinyağı
Dereotu (Bir demetin üçte ikisini kullanın. Bol dereotu yakışıyor.)
Tuz
Karabiber

Üstü:
1 Kaşık zeytinyağı
2 Kaşık un
2 Bardak süt
1 Adet yumurta

1 Çay bardağı kaşar peyniri (Bir çay bardağı da beşamele kattım ben, oldu 2 çay bardağı)

Kabakları yıkayıp ikiye bölün. Aslında kitapta soyun diyor ama bence gerek yok, soymadım. Ortalarını bir çay kaşığı yardımıyla dikkatlice oyun ve kenara ayırın. Oyulmuş kabakları kaynayan tuzlu suya koyup yumuşayana kadar haşlayın.

Kabakları altı azıcık yağlanmış tepsiye dizin.

Soğanı yarım halka şeklinde ince ince doğrayın. 2 Kaşık zeytinyağında pempeleşene kadar kavurun. İçine ince ince doğranmış sarımsakları ve kabakların içlerinden çıkan parçaları da ekleyip tuzunu karabiberini atıp kavurun. Pişince ocağı kapatıp kıyılmış dereotunu katıp karıştırın.

Bu harcı tepsiye dizilmiş kabakların oyuk kısımlarına paylaştırın.

Şimdi de beşameli hazırlayalım. 1 Kaşık zeytinyağı ile 2 kaşık unu kavurun. Karıştırmaya devam ederken sütü yavaş yavaş ekleyip muhallebi haline gelene kadar pişirin. Sonra da çırpmaya devam ederken yumurtayı ekleyip ocağı kapatın. İçine 1 çay bardağı rendelenmiş kaşarı ekleyip karıştırın, kabakların üzerine paylaştırın.

En üzerine de 1 Çay bardağı kaşarı paylaştırıp 200 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

Dereotu ile süsleyip servis edin.

Afiyet olsun.

3 Mart 2010 Çarşamba

Zeytinyağlı Pırasa

Bazen, kafam çok dağınıkken yemek yapmak dinlendiriyor beni. Buzdolabında ne var ne yok karıştırıyorum. Allah ne verdiyde birşeyler pişiriyorum. Terapi gibi geliyor. Yemek pişirirken insanın kafası dinleniyor. İşte öyle bir günümde, önce pırasa buldum buzdolabında, zeytinyağlı pırasa yapayım dedim. Sonra da baktım buzlukta donmuş dağ çileği var, eh madem öyle onu da pasta yapayım dedim. Dağ çileği ve muzun hatırına pasta yaptım.
Zaten ne diye işletme okumuşum ki? Sevmiyorum ben işletmeyi. Şimdiki aklım olsa beni mutlu edecek bir bölüm okurdum. Ya stilist olurdum ya da bir ahçı. Ne işim vardı ki işletmeyle?
Gelelim tarife:

Malzemeler:
Yarım kg pırasa
2 Havuç
1 Limon
2 Su bardağı su
1 Soğan
1 Çay bardağı zeytinyağı
Yarım kaşık un
Tuz

Pırasayı yıkayıp doğrayın. Havucun dışını temizleyip yıkayıp ince ince doğrayın. Limonu sıkıp suyunu pırasa ve havuca dökün. İçine 2 su bardağı suyu da ekleyin, şöyle bir 15-20 dk beklesinler.
O sırada soğanı ince yarım halkalar halinde doğrayın. Bir tencereye zeytinyağı ve soğanı alıp soğanı kavurun. Ocağın altını kısığa alın ve limonlu suda bekleyen pırasa ve havucu suyunu süze süze tencereye alın. Üzerine biraz tuz serpip karıştırıp tencerenin kapağını kapatın. Kısık ateşte biraz pişsinler.
Kapta kalan limonlu suya yarım kaşık unu ekleyip ezin. Pişmeye durmuş pırasalara ekleyin ve tuzunu ayarlayın. Tencerenin kapağını kapatın. Kısık ateşte pişsin.

25 Şubat 2010 Perşembe

Zeytinyağlı Portakallı Kereviz


Bu tarifi, kereviz severlere sunuyorum, kereviz sevmiyorsanız hiç boşuna zahmet edip de tarifi okumayın bile bence. Ben çok severek yedim. Zeytinyağlı olduğu için özellikle soğuduğu zaman daha da çok hoşuma gitti. Kalan 3-5 parça patatesini de penceremizin dibinden "Yemek istiyoruz" anlamında miyavlayan kedilere attım, onlar da sevdi kerevizi. Ama babam hiç hiç mi beğenmedi.
Tarifi Şule'den aldım. Evdeki malzemeye göre yaptım birşeyler. Size tarifin orijinal halini yazıyorum. Benim kereviz, yapraksızdı. Yapraklı olsaydı aralarda yeşil yeşil daha güzel görünürdü.

Malzemeler:
1 su bardağı zeytinyağı
1 Soğan
3-4 Kereviz
1 Havuç
1 Patates
1 Ayva
2 Limon (Ekşisi az olsun isterseniz limonu azaltabilirsiniz, 2 yerine 1 limon mesela.)
1 Su bardağı portakal suyu
1 Yemek kaşığı un
Tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker

Temizleyip soyduğunuz ve küp küp doğradığınız havuç, kereviz, patates ve ayvayı limonlu ve portakallı suda biraz (yarım saat kadar) bekletin. Su miktarını şöyle ayarlıyoruz; sebzeleri koyduğunuz kaba sebzelerin seviyesini çok az geçecek kadar su ilave edin. Sebzeler kapansın yeter.
Bu sırada incecik doğranmış soğanlar yağda kavrulur. Bekleyen sebzelerin suyunu süzüp ayrı kaba alıyoruz. Suyunu birazdan kullanıcaz. Önce sebzeleri kavrulmuş soğana ekliyoruz. Biraz karıştırıyoruz. Ayırdığımız limonlu ve portakallı suya unu, tuzu ve şekeri katıp karıştırıyoruz ve tencereye ilave ediyoruz. Tencere ve kapağı arasına yağlı kağıt koyunca rengi daha güzel oluyormuş, ama evde o an benim yağlı kağıdım bitmişti, ben koymadım. Ağır ağır hafif ateşte pişiriyoruz. Pişmesine yakın kerevizin varsa yapraklarını da yemeğe ekliyoruz. soğudukça güzelleştiği kanaatindeyim. Arzu ettiğiniz şekilde yiyin. Afiyet olsun

9 Aralık 2009 Çarşamba

Dereotlu Kabak Yemeği


Malzemeler:
Yarım çay bardağı zeytinyağı (Bu defa evde zeytinyağı olmadığı için ayçiçek yağı ile yaptım)
1 Soğan
Yarım çay bardağı pirinç
4 Kabak
Tuz
Çok az pulbiber
1 Tepeleme tatlı kaşığı salça (Biber salçası daha çok yakışıyor.)
Dereotu (Ben 1/3 demet kullanıyorum)
İhtiyaç olursa çok az su (1 ya da en fazla 1,5 çay bardağı)
Yanına ya da üzerine arzuya göre yoğurt

Kabağı tamamen kendi suyunda pişirdiğim için lezzeti çok güzel oluyor. İlk iş soğanları incecik doğrayın. Tencereye yağı alın ve soğanları kısık ateşte bu yağda pembeleşene kadar pişirin. Soğan pişerken yarım çay bardağı pirinci yıkayıp kenara koyun. Kabakları küp küp doğrayın. Çok küçük küpler olmasın tabi. Kabak çabuk dağılan ve ufalıveren birşey. Yemekte kaybolup gitmelerini istemeyiz, di mi?Soğanlar pişmişse içine pirinci ve kabakları atıp şöyle bir karıştırıp tencerenin kapağını kapatıyoruz. Ağır ağır kendi suyuyla pişiyor. Dikkat etmek gereken fazla karıştırmamak. Yoksa kabaklar püre olur. Kabaklar pişme yoluna girince tuz, salça ve pulbiberi ekliyoruz. İhtiyaç olursa yani kabak suyunu çok çekmişse ve hala pişmemişse azar azar su ilave ederek pişirin. Ocaktan alırken de dereotunu katıp karıştırın. Yoğurtla yemesi çok keyifli oluyor. Afiyet olsun.

29 Kasım 2009 Pazar

Zeytinyağında Marine Edilmiş Bonfile (Terbiyeli Bonfile)



Malzemeler:
Yarım kilo bonfile
1 Su bardağı süt
Yarım su bardağı zeytinyağı
2 Orta boy soğan
1 Tepeleme tatlı kaşığı kekik
1 Tepeleme tatlı kaşığı tuz

Garnitür olarak:
500 gr mantar
Sıvıyağ (Kızartmak için)

Bir tencereye sütü, doğranmış soğanı, zeytinyağını, kekik ve tuzu koyuyoruz. Etleri ekleyip iyice karıştırıyoruz ve kapağını kapatıp buzdolabında en az 2 saat bekletiyoruz. Ben geceden hazırlayıp sabaha kadar beklettim. Sabaha etleri karışımdan çıkarıp teflon tavada yağ eklemeden iki tarafını çevirerek pişirdim. Tabağa aldım.

Yanına garnitür olarak mantarları yıkıyoruz ve tuzluyoruz. Bir tencereye kızartmak için yağ koyuyoruz. Yağ biraz kızınca mantarları atıyoruz. Yüksek ateşte çok fazla büzülmelerine fırsat vermeden sularını salıp biraz çekinceye kadar kızartıyoruz. Mantarın en lezzetli hali bana kalırsa böyle kızartılmış halidir. Etin yanına servis tabağına alıyoruz.

Annem tabi terbiye için kulladınğımız soğana da kıyamadı. Yazık ziyan olmasın dedi. Tencerede kalan tüm malzemeyi tavaya aldım. Soğanlar iyice pişinceye kadar ocakta kaldılar. Sonra içine iki yumurta kırıp karıştırdım. Biraz karabiber ve kıyılmış maydanoz ilave ettim. Güzel oldu. Babam pek sevmedi ama annemin çok hoşuna gitti. Tabaklara birer kaşık da bundan ekledim.

Afiyet olsun.

25 Ekim 2009 Pazar

Zeytinyağlı Kırmızı Biber Közlemesi




Malzemeler:
Yarım çay bardağı zeytinyağı (sızma ve ağır kokmayanından)
3-4 Diş sarımsak (Ben 4 diş kullandım, ama dişler çok iri değildi)
Tuz (Bir silme şeker kaşığıdan az)
10 Adet orta boy etli kırmızı biber

Yapılışı:
Resimde gördüğünüz gibi bir tepsiyi aluminyum folyo ile kapladım, böylece tepsi kirlenmiyor, yoksa közün tepsideki izlerini temizlemek çok zor oluyor. 200 derecede fırında kabukları yanana kadar pişirdim. Resimde yanmaktan kastımın ne olduğunu daha net görebilirsiniz.


Resimdeki hale gelen biberleri fırından çıkarıp kabuklarını soyuyoruz, içindeki çekirdekleri temizliyoruz ve doğruyoruz.

Geniş bir kaba zeytinyağını döküp sarımsakları soyup doğruyoruz. Doğranmış közlenmiş biberleri de ekleyip arzu ettiğimiz kadar tuzunu koyuyoruz. Bir saat kadar böyle beklerse biberler, sarımsağın ve zeytinyağının tadını daha iyi alıyor, böylece daha lezzetli hale geliyor. Afiyet olsun.

23 Ekim 2009 Cuma

Zeytinyağlı Bamya


 Aslında bu bloğu açmamın en önemli sebebi Emine'nin beni arayıp 'Bloğa neden yeni şeyler eklemedin? Akşama yapacaktım.' demesiydi. Bundan önce başka bir yerde blog açmıştım ama o da pek amele işi duruyordu, böyle şık görünmüyordu. O yüzden motivasyon falan kalmamıştı bende. Şimdi şablonum bembeyaz, pırılpırıl. O yüzden bu yemeği Emine'ye ithaf ediyorum :))

Malzemeler:
Yaklaşık 1 çay bardağı zeytinyağı
1 Büyük soğan
4 Domates
Yarım kilo bamya
1 Kaşık sirke
1 Limon
Tuz
1 su bardağı kadar sıcak su (Bak bu su miktarını da sırf senin için ölçtüm Emine, yoksa bir miktar su der geçerdim)

İlk iş bamyayı temizliyoruz. Tepelerindeki çıkıntaları derine dalmadan ince bir tabaka halinde kesiyoruz, kalem ucu gibi duruyor ama hala, tepesini keser atarsak bamya çok salyalı olur. Ben salyalı seviyorum ama genelde kimse sevmez. Soğanı doğrayıp zeytinyağında yumuşayana kadar kavuruyoruz. 4 domatesi ufak küpler halinde doğruyoruz. Kavrulan soğana domatesi ekliyoruz. Sonra da bamyayı koyuyoruz. Tuzunu ekliyoruz. Şöyle bir karıştırıp kapağını kapatıyoruz. Domatesin suyuyla pişsin biraz diye. As sonra içine sirke ve limonu da ekliyoruz şöyle bir kaç kere daha karıştırıyoz ve sonra suyu ilave edip kapağını kapatıyoruz. Pişiyor. Normalde salyalanmasın diye kaynar suyu ekledikten sonra bamyayı koyuyorlarmış ama ben hiç öyle yapmadım. Kendi suyuyla biraz pişmeyince olmazmış gibi geliyor bana hep. Suyu sonradan ihtiyaç olduğu kadar ekliyoruz.
Related Posts with Thumbnails