Poğaçalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Poğaçalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Açma, Açmadan Sandviçler ve Bahar

Bahar... Herkeste farklı farklı hisleri uyandıran mevsim. Kimini depresyona sokarken kimini canladırıp sokaklara döken; yeşili, pembesi, kırmızısı, açan çiçekleri ile aşık eden mevsim. Kediler, inekler hep bu mevsimde yavrular. Köyden gerçek süt alıyorsanız bilirsiniz, sütlerin tadı değişir bu mevsimde, renkleri sararır, hatta kokarlar. İnekler de bahara girmiştir çünkü, taze taze otlarla beslendikleri için sütlerinin kokusu farklıdır. Mini mini kediler, annelerinin peşinde yaramaz yaramaz dolaşırlar, sağda solda gördükleri herşeye pati savururlar :) Salatalıklar, domatesler yavaş yavaş tadını bulmaya başlar; sera salatalıkları yerine adam gibi çatır çatır salatalıklar çıkmaya başlar, domatesler diridir, kokuludur. Kıyafetlere de yansır tüm bu uyanış; kış boyu giyilen siyahlar, griler yavaş yavaş yerini uçuk kaçık renklere bırakmaya başlar. Çocuklar da artık bilgisayar başı oyunları bırakırlar, okuldan döner dönmez sokağa fırlarlar, mevsim onların da mevsimidir çünkü. Renkli ve eğlencelidir bahar, capcanlı ve diridir.
Mutfak Günlüğüm'ün sahibi Özlem Hanım, mevsime yaraşır bir konu seçmiş ev sahipliği yaptığı etkinliğe: YE # 55 ve Bahar Şenliği. Etkinliğin konusu baharı çağrıştıran herşey olsun istemiş. Bu tarif, bu güzel etkinliğe ve 59. PDÇSE ev sahibesi Mutfaktan Sesler'e gidiyor.
Bahar, bana taze ve diri yiyecekleri ve güneşin vurduğu mutfaklarda yapılan kahvaltıları hatırlatıyor; diri diri biberler, domatesler, salatalıklar, peynir, zeytin, sabah ya da ikindi güneşinde içilen çay... Bir de yumuşacık açma poğaça, annemin yaptığından... Pufur pufur olacak... Başka da birşey istemem.
Annemin yaptığı 2 tepsi poğaçayı, bu sevimli sandviç halleriyle 4 kişi bir günde bitirdik. Bu poğaçayı annem kadar yumuşak yapan birini kendi çevremde görmedim. Annem diye övmüyorum, maharetli kadındır. Belli başlı yemeklerde üzerine kimseyi tanımam. İnsanın annesi gibi yok :) İyi ki var. Her istediğimi alıyor sağolsun. Geçen gün çeyiz alışverişine son rötuşları atmak için çarşıya çıktık, her yapıştığım ıvır zıvırı aldı :) Neyse konuyu dağıtmayayım.
Fotoğrafta da gördüğünüz üzere, annemin meşhur açmaları bunlar.
Tarif şöyle:

Malzemeler:
2 Su bardağı ılık su
2,5 Yemek kaşığı kuru maya
1 Çay bardağı şeker

1 Su bardağı sıvıyağ
1 Yumurta+1 yumurta beyazı
1 Tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un
(Arzuya göre mahlep)

Hamuru açmak için:
1 Çay bardağı sıvıyağ
 100 gr civarı tereyağ (veya margarin)

Üzerine:
1 Yumurta sarısı

Önce ılık su, şeker ve maya derin bir kaba alınır ve ılık bir ortamda mayalanmaya bırakılır. Kışın bu iş için peteği kullanıyorduk. Artık ocağın yanı ya da güneş alan bir yerlere koyuyoruz. Maya köpük köpük kabarınca içine 1 su bardağı sıvıyağ, tuz, yumurta ve aldığı kadar un koyulup yoğurulur. Hamur kıvamını almaya başladığı zaman, 1 çay bardağı sıvıyağı azar azar ilave ediyoruz, bir yandan da hamuru yoğuruyoruz. Yoğurma sırasında sonradan eklenen bu sıvıyağ, hamuru tel tel yapıyor. Ele yapışmayan, şekil verilebilecek, yumuşakça bir hamur yapılır. Hamurdan cevizden büyükçe parçalar koparılır, her parça elde tereyağı sürülere uzatılır ve bir ucu bir yöne, öbür ucu diğer yöne çevrilerek birleştirilir, tepsiye dizilir. Tepsiye dizerken 2 katı kabaracaklarını hesap ederek dizin. Üzerlerine yumurta sarısı sürülür. Poğaçaları kabartmak için fırın 100 derecede ılındırıldıktan sonra kapatılır ve tepsiler fırına sokulur ve açmaların iki katı kabarması beklenir. Kabaran açmalar, 200 derecede pişirilir.
Şimdi ocağa çayı atın, bir güzel demlensin. Acele etmeyin, çiğ kokulu çayla işin tadına tam varamazsınız, dem koksun, kısın altını, tıkırdasın.
O sırada İkindi güneşinin vurduğu masayı hazırlayın. Biber, domates, salatalık ne varsa çıkarıp doğrayın. Peynir, zeytin koyun sofraya. Başka birşeye gerek yok. Benim en büyük keyfim bu, açmaların içlerini doldurmak: 1 zeytin, çok az beyaz peynir, kaşar ya da tel peynir, bir dilim domates, yarım biber, 2-3 halka salatalık, azıcık tuz. Annemleri bıraksam, açmaları öyle kuru kuru yiyecekler. Gerçi katıksız da çok güzeller ama böyle daha güzel bence.
Bir de illa ki güneş ve yeşil bir manzara olacak. Olmazsa keyfiniz yarım kalır.
Herkese iyi baharlar diliyorum.

Anneler günü için not:
Sevgili annem, sevgili annesinin yanına gitti bugün yine. Anneler günü sebebiyle gitmiyor ama. Çünkü bizim için böyle bir gün ayrımı yok. İslama göre bir evlat, hergünü anneler günü kabul etmeli ve bu kabula göre hergün annesine iyi davranmalı. Ananem hastanede olduğu için geçen hafta sonu da, ondan önceki hafta da annem, memleketine ananemin yanına refakatçi olarak gitmişti, yine gitti. Bize her gün anneler günü.

7 Aralık 2009 Pazartesi

Kıymalı Poğaça (Annemin Poğaçası)


Bu poğaçayı Abdullah'ın Doğum Günü için yapmıştım. Mayalı hamur yapmaya üşendiğim bir zaman aklıma annemin eskiden bize yaptığı poğaçadan yapmak geldi. Uzun süredir yememiştik, iyi oldu.

Malzemeler:
Hamuru:
Yarım su bardağı sıvıyağ
Yarım su bardağı erimiş tereyağ (Aslında annem poğaçanın tamamına 1 su bardağı sıvıyağ koyuyordu ama ben tereyağı da ilave etmek istedim.)
1 Su bardağı yoğurt
4 Su bardağı un
1 Adet yumurta
1 Paket kabartma tozu
Tuz

İç malzemesi:
1 Yemek kaşığı sıvıyağ
1 Orta boy soğan
1,5 Su bardağı kıyma (Malum bunlar kurban etleri, o yüzden ölçülerini ancak bardakla verebiliyorum, gr olarak nedir bilemiyorum)
1 Çay kaşığı şeker
1 Çay kaşığı karabiber
Tuz

Üstüne:
Yumurta sarısı
Çörek otu

Hamuru için tüm malzemeyi karıştırıp yoğuruyoruz. İçini hazırlarken tencereye ilk önce soğanları küçük küçük doğrayıp koyuyoruz. Biraz çevirip içine kıymayı ilave ediyoruz. Baharatını, tuzunu da ekleyip az daha pişiriyoruz. İyice pişmesine gerek yok, zaten poğaçanın içinde de pişecek.
Poğaça hamurundan bezeler yapıp bunları yuvarlak yuvarlak açıyoruz. İçine iç malzemesinden 1 kaşık kadar koyup hamuru kapatıyoruz. Kapattığımız uç kısmı çatal yardımıyla bastırıyoruz. Hem daha düzgün görünüyor, hem daha iyi kapanıyor. Poğaçaların tamamını yapıp yağlanmış tepsiye diziyoruz. Üstlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpiyoruz. 180 derecede üzeri kızarana kadar pişiyor. Afiyet olsun.



Related Posts with Thumbnails