Corbalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Corbalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2011 Pazartesi

Sütlü Domates Çorbası

Malzemeler:
3 Kaşık sıvıyağ
1 Kaşık tereyağ
1 Ufak soğan
1 Kırmızı etli biber
1 Kaşık biber salçası
2 Domates
1 Kaşık un
Tuz
Çay kaşığının ucuyla kimyon
2-3 çay kaşığı karabiber
1-2 Çay kaşığı kurutulmuş reyhan
2 Diş sarımsak
Süt (Keyfe kalmış, çorbanın kıvamını istediğiniz gibi ayarlayana kadar azar azar ekleyin. Ben yaklaşık 2 su bardağı eklemişimdir, ama göz kararı olduğu için kesin birşey diyemicem)
2 Kaşık yoğurt

Üstüne:
Kızarmış ekmek
Kaşar rendesi

Tereyağ eritilier ve üzerine sıvıyağ eklenir. Doğranmş biber ve soğan bu yağda kavrulur. Salça da ilave edilir ve kokusu çıkana kadar kavrulur. Domateslerin kabukları soyulur ve doğranır, tencereye ilave edilir. Domatesler ölünce içine un, baharatlar ve süt ilave edilir, sarımsak atılır, kaynatılır ve altı kapatılır. Sonra çorbaya yoğurt eklenip blendırdan geçirilir ve üzerine kıtır ekmekler ve kaşar peyniri rendesi ile servis edilir. Lezzetli bir çorba, tavsiye ediyorum.

12 Ağustos 2011 Cuma

Bulgurlu Mercimek Çorbası

Vakti zamanında fotoğrafsız olarak eklemişim bu tarifi. Nihayet bu akşm eşimin arkadaşları için de yaptım ve fotoğrafladım. Bir iki ufak değişiklik oldu tabi ama onları da not düştüm.

Geçen gün mercimek çorbası yapıcam diye yola koyuldum. Çekmecede mercimek ararken bir baktım, poşetin dibinde çok az bişey kalmış. Olsun ne yapalım deyip kalanı bulgurlu tamamladım. Annem de babam da çok beğendiler. Resmini çekmemiştim uyduruk çorba diye. İnşallah bir daha yaparsam çeker koyarım. İşin güzel yanı, ben mercimek çorbasını sevmem ama bunu sevdim. Şule, belki sen de seversin.


Malzemeler:
Yarım su bardağından biraz fazla mercimek
Yarım su bardağı bulgur
1 Ufak patates
Yarım havuç (Bu sefer evde yoktu eklemedim)
6 su bardağı su (Bu sefer 7 su bardağı ekledim)
Tuz (Bu sefer 2 adet tavuk bulyon kullandım tuz yerine)
1 Silme tatlı kaşığı nane (ya da keyfinize kalmış)
1 Silme tatlı kaşığı pulbiber
1 Yemek kaşığı salça
Sıvıyağ


Mercimekleri yıkayıp bir tencereye koyun. İçine mini mini küpler halinde doğradığınız patates ve havucu atın. Bulguru da ekleyin. Tuz ve 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ ilave edin. Suyunu koyup kaynamaya bırakın hepsini beraber. Suyu 6 bardak koyun da arzunuza göre miktarı artırırsınız.
Mercimekler kendilerinden geçince, her biri kırmızıdan kahveye dönünce yani piştiklerinde içine nane ve pulbiber ekleyin. Biraz da öyle kaynasın. Bu arada bir tavaya 2 yemek kaşığı kadar sıvıyağ koyup salçayı bu yağda biraz kavurun. Sonra içine çorbanın suyundan ekleyip salçayı ezin ve çorbaya ekleyin. Hazır. Afiyet olsun.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Zengin Yoğurtlu Çorba

İçinde herbirşey olması hasebiyle bu çorbayı zengin ilan ettim. Artık vakti gelince nisab miktarı bakliyat vesaire zenginliğinden diğer çorbaları zekat verir diye temenni ediyorum. O derece bir besleyici, herhalde iftarda bi tabak çorba yiyen daha da birşey istemez, doyar. Tarifi diğer yoğurtlu çorbalar gibi.
Ama içinde bu defa mantı, arpa şehriye, haşlanmış nohutun yanında haşlanmış yarma mısır da var. Gerektiğinde hızlıca kolayca böyle çorbalar yapabilmek için önceden evde ne varsa düdüklüde haşlıyorum ve buzdolabı poşetlerine bölüp dondurucumda saklıyorum, sürekli elimin altında duruyorlar. çorbanın suyu kaynadı mı buzlukta ne varsa atıveriyorum içine. Asıl lezzeti katan ise Bim'in tavuk bulyonları. Diğer bulyonların lezzeti bu derece yakışmıyor çorbaya, tavsiye ederim.
Şimdi bloğuma şöyle bir baktım da çok da yoğurtlu çorba tarifi koymamışım. O sebeple tarifi yaklaşık değerleriyle yazıyorum.

Malzemeler:
2,5 su bardağı su
Yarım çay bardağı arpa şehriye
1 Tavuk bulyon
1-2 Çay bardağı haşlanmış nohut (Arzunuza göre)
1-2 çay bardağı haşlanmış yarma mısır
1 -2 avuç mantı
(Aklınızda ya da evinizde varsa herhangi başka bir malzeme, misal haşlanmış yeşil mercimek, buğday, pirinç, tel şehriye, kuru fasulye vs)
2 Su bardağı yoğurt
1 Yumurta
Yarım yemek kaşığı un
Sıvıyağ
Nane
Pulbiber
Tuzu az gelirse biraz tuz (Bulyon yetiyor ama zevk meselesi)

Suyu tencereye alıyoruz, kaynıyor, kaynayan suya şehriye ve atıyoruz, yumuşamaya durunca içine mantıyı da katıyoruz, o da pişiyor. Bu arada bir kapta yoğurt, yumurta ve unu çırpıyoruz. Sonra tencereye önce haşlanmış mısır ve nohutu buzluktan çıktığı gibi ekliyorum, böylece çorbanın suyunu ılıtıyor, altını kısıyoruz ve sonra çırptığım yoğurdu ilave ediyorum, su ılımış olduğu için çorbanın yoğurdu da kesilmiyor. Böyle de tencrenin altını açıp bir iki tıkırdatıyoruz, tamamdır, üzerine de bir tavada kızgın sıvıyağın içinde nane ve pulbiber yakıyoruz, çorbanın üzerine döküp karıştırıyoruz, hazır, afiyet olsun.

Bu arada fena halde kusmuk kokuyorum. Bebeğim aklına estikçe sağıma soluma kusuyor. Son zamanlarda kusmayı abarttı, dua edin de önemli bir durum olmasın, doktorun birine gösterdik ama çok da iyi bir doktor değildi sanırım, tahlil kağıtlarında hgb 9,6 altı çıktığı halde, birşeysi yok dedi. Ama 9,6 düşük bir değer benim bildiğim, demir eksikliği anlamına geliyor diye biliyorum ama tabi doktor da değilim ki. Pazartesi ya da salı tahlilleri alıp bizim iyi diye bildiğimiz Dr. İftihar Hanıma götürücez göstericez inşallah. Şifa Allah'tan, vesilesi de İftihar Hanım olur inşallah.

23 Nisan 2011 Cumartesi

Mantılı Yoğurt Çorbası

Bütün çorbalar birbirine benziyor biliyorum ama aklına gelen olur, gelmeyen olur, yapan olur, yapamayan olur diye bu tarif de sitemden eksik olmasın dedim.
Dün kayınpederimi davet etmiştik, çorbalarımı ve tatlılarımı beğeniyormuş, bu çorbayı beğendiğini söyledi, ee haliyle mutlu oldum ben de.
Yalnız resim biraz kalitesiz oldu, çünkü makinenin ayarları ile oynadığımız bir zaman resim boyutuyla da oynamışız, ufacık ufacık resimler çekmiş makine. Tarif 4-5 kişilik.

Malzemeler:
3-4 Yemek kaşığı sıvıyağ
1 Tavuk bulyon
1 Tatlı kaşığı biber salçası
3 Su bardağı su
Çeyrek çay bardağı tel şehriye
2 Avuç dolusu mantı
1 Çay bardağı haşlanmış nohut
2 Su bardağı yoğurt
1 Yumurta
1 Tatlı kaşığı un
Nane
İlk önce tencerede sıvıyağ ile salçayı ve bulyonu kavuruyoruz. Salçanın kokusu değişir değişmez 2 bardak suyu ekliyoruz salçaya. Kaynamaya bırakıyoruz. Kaynayan suya şehriye ve mantıyı atıyoruz. (Mantı olarak kuru mantı kullanacaksınız, şehriyeden önce atın, pişmesi biraz daha uzun sürer çünkü, ben buzluktan yaş mantı kullandım). Mantılar pişerken bir tabakta yoğurt, yumurta ve unu kaşıkla çırpıyoruz. Mantılar pişince çorbanın altını kısıp içine nohutu ve 1 bardak suyu ilave ediyoruz. Çorba ılınmış oluyor biraz, yoğurtlu karışımı tencereye karıştıra karıştıra ekliyoruz. Üzerine de nane atıyoruz keyfimize göre, ben 2 çay kaşığı kadar atıyorum göz kararı. Bir taşım kaynattık mı çorbamız hazır. Afiyet olsun.

11 Şubat 2011 Cuma

Terbiyeli, Tavuklu Şehriye Çorbası

Efendim, aslında benim yaptığım tüm yemekler terbiyelidir. Aile içinde yemeklerimize ilk önce terbiyeyi öğretiyoruz, üniversite eğitimi falan hikaye. Eğitim şart ama önce terbiye. Çorbayı kendi haline bıraksan ya davulcuya ya zurnacıya kaçar. Kaçarsa da yiyemeyiz. O yüzden terbiyeli, edepli, oturup kalkmasını bilen çorbalar yapmamız gerekli.
Neyse bırakalım saçmalamayı... Aslında niye saçmalıyorum biliyor musunuz? Dün bir kek denedim. Bir gece buzdolabında bekletmem gerekiyordu. Dünden beri Kudretullah'ı (Portakallı Krem Karamelli Kek) yiyememenin verdiği acıyla içim bir tuhaf, bir yanım eksik. Ben ki her yaptığım yemeği anında yemeye alışmışım, bekle bekle sabahı zor ettim. Akşamdan yesem mi diye düşündüm, rezil etme keki dedim kendi kendime içimden. Ne acılar çektim, bir ben bilirim. Bu sabah artık şu saat itibariyle bu kadar beklediği yeter deyip kekimden yedim, beğendim, keyfim yerine geldi, bi dilim daha kestim, onu da yedim. Her yanıma mutluluk yayıldı. Nasıl güzel birşey yemek yemek. Elimi nasıl yaktığımın hikayesini de kekimi yayınlarken yazarım. Elim de uf oldu.
Gelelim çorbaya. Akşamın dar vaktinde evde ne varsa deyip uyduruk bir çorba yaptım tabi yine. Ee zaten hepimiz uydura uydura yemek pişirmiyor muyuz? Neyse işte. Çorba pişer pişmez de yedim, beğendim. Benlik olmuş, hafif mayoş, mis gibi. Sevdim. Benim gibi bir ağız tadı olanlar (ki kimlerdir bilmiyorum) bu çorbayı beğenecekler.

Malzemeler:
Sıvıyağ
1 Yeşil biber
1 Havuç
1 Tavuk fileto (O civarda tavuk göğüs eti işte)
1 Tavuk bulyon
1 Tatlı kaşığı salça
4,5 Su bardağı sıcak su
1 Çay bardağına yakın tel şehriye

Terbiyesi:
1 yumurta
1 Tatlı kaşığı un
2 Yemek kaşığı yoğurt
Yarım limon (Ya da işte ekşi sevginize göre siz ayarlayın limonu)

Tuz
Pulbiber
Kekik
Karabiber
3-4 dal maydanoz

İlk önce bir tencereye biraz sıvıyağ döküyoruz, 3-4 kaşık falandır herhalde, onu ölçmedim. İçine incecik doğranmış biberleri ve rendelenmiş havucu ve doğranmış tavuk etini ekliyoruz. Biberler yumuşayana kadar pişiyorlar. İçine tavuk bulyonu ve salçasını atıyoruz. Bulyonu kaşığın ucuyla eziştiyoruz, zaten ısıyı gördü mü dağılıyor bu bulyonlar. Salçanın kokusu çıkınca sıcak suyu ekliyoruz, kaynayan suya da tel şehriyeleri attık mı attık. Şehriye pişedursun biz bir kasede terbiyeyi çatalla çırpıyoruz. Şehriyeler piştiyse tencerenin altını kısıyoruz ve çorbanın suyuncan 1-2 kaşık alıp kaseye koyuyoruz ki terbiyemiz azıcık ılınsın, ortama girmeden önce ortama alışsın. Sonra yavaş yavaş ekliyoruz terbiyeyi, bir yandan da karıştırıyoruz çorbayı, baharatlarını ve tuzunu ayarladık mı tamam. Bir taşım kaynıyor. Altını kapatınca ince kıyılmış maydanozu da ekliyoruz. Hemen kaseye döküp yiyoruz, yana yana da olsa... Seviyoruz yemeyi. Ne güzel şey yemek yemek. Allah elimizden almasın bu nimeti. Ülser, şeker vs olsam, çok dertli iş olurdu benim için. Şimdi en fazla yedikçe kilo alıyorum diye dert ediyorum da tek derdim o olsun :)

1 Şubat 2011 Salı

Tavuk Suyuna Şehriye Çorbası

Şu sıra eşim biraz öksürüyor, ama öksürüğünün miktarına nazaran fazla nazlı, sanki verem olmuş da geri dönüşü olmayan bir yola girmiş gibi iki de bir "Çorba yapanım yok, bakanım yok, edenim yok" deyip duruyor. Ee ben de çorba yaptım, şifa olsun iyileşsin hem :) (Aslında çorba da yapıyorum ama eşim biraz unutkan, daha buzdolabında mercimek çorbası duruyor, bitmedi, ayrıca sevmediğim halde sen seviyorsun diye akşama kuru fasulye pişiren de benim, böyle de iyi bir insanım.)

Malzemeler:
2 Adet tavuk fileto (ya da bu miktarda herhangi bir tavuk eti)
4 Su bardağı su
Yarım çay bardağı şehriye
 Tuz

Terbiyesi:
1 Yumurta
2 Yemek kaşığı yoğurt
1 Tatlı kaşığı un
1 Yemek kaşığı limon (Keyfinize göre azaltın ya da çoğaltın)

1 Yemek kaşığı sıvıyağ
2 Çay kaşığı nane

Tencereye tavukları doğrayıp koyun, üzerine suyu ilave edin, kaynasın, tavukların pişmesine yakın şehriyeyi ve tuzunu da katın içine, şehriyeler yumuşayana kadar birlikte pişsinler.
Terbiyesi için yumurta, yoğurt, un ve limon suyunu bir kasede çırpın. Şehriyeler piştikten sonra tavuk suyundan 3-4 kaşığı terbiye hazırladığım kaseye alın ve terbiyeyi ılındırın. Ilınan terbiyeyi tencereye karıştırırak ilave edin. 1-2 dakika kaynasın. Ocağı kapatın. Üzerine bir cezvede nane ve yağı azıcık yakıp dökün ve karıştırın. Afiyet olsun. Çorba hazır.
Not: Yemeklerimin çoğu şu sıra 2-4 kişilik, azar azar yapıyorum ki ziyan olmasın. Kalabalık bir aile iseniz miktarı çoğaltın.

25 Nisan 2010 Pazar

Un Çorbası

Şimdi efendim olaylar şöyle gelişti. Ananem, 4-5 gün önce ağır bir apandisit ameliyatı geçirdi. Allah'tan şu anda tehlikesi kalmadı. Hala hastanede, ama durumu iyiye gidiyor. Ben de aklımın bir köşesinde sürekli ananemleyim şu sıralar. Düşünüp dururken aklıma ananemin biz küçükken bize yaptığı un çorbası geldi. Çok severek yerdim. Bir keresinde yaparken görmüştüm. Tarifi tam bilmesem de "Yaparım ya" deyip yaptım. güzel oldu, becerdim :) Tabi ananem, un çorbasını sade yapardı, içine süt ve undan başka da birşey atmazdı ama ben azıcık birşeyler daha katayım dedim. Evde tavuk derisi vardı. O da nereden çıktı demeyin :) Durun, izah edicem. Bizim evde tavuk derisine bir tek ben ve annem rağbet ederiz, severek yeriz. Evde tavuk pişince, derilerini babamın ve kardeşimin tabaklarından alıp yerdik. Eee ama annem, ananemin yanında hastanede refakatçi, ben rejime girdim, tavuğun derisini yiyeceğime onun yerine bir ince dilim pasta yerim daha iyi :) İşte hal böyle olunca pişirdiğim terbiyesiz tavukların derilerini toplayıp buzluğa atmıştım. Ziyan olacak değil ya, tavuk bulyon yerine kullanırım diye düşünmüştüm. İyi de yapmışım, çorbaya lezzet kattılar. Siz de bulyon ya da tavuk eti kullanabilirsiniz. Gelelim çorbanın tarifine:
Malzemeler:
1 Su bardağı un
4 Çorba kaşığı su
Tuz

1 Su bardağından biraz fazla pişmiş tavuk derisi/ 1 Su bardağı haşlanmış, didiklenmiş tavuk eti/ 1 Adet tavuk bulyon

5 Su bardağı süt
2 Su bardağı su
Yarım çay kaşığı karabiber
Tuz
7-8 Dal dereotu (İnce kıyılmış)

İlk iş, bir tabağa 1 su bardağı unu alıyoruz ve üzerine biraz tuz serpiyoruz, 4 çorba kaşığı suyu katarken bir yandan 3-4 parmağımızla karıştırıyoruz. Şöyle resimdeki gibi birşey oluyor:
Tavuk derisini bir güzel ince ince doğradım buzluktan çıkarıp. Tabi siz tavuk etini didikliyor olacaksınız büyük ihtimalle bu aşamada :) Ya da bulyon kullanırsınız. Bu arada biz bulyon kullanmıyoruz. Babam, doğal değil deyip eve sokmaz.
Tencereye sütü ve 2 su bardağı suyu koyup kaynatıyoruz. Kaynamaya başlayınca taşmasın diye altını kısıp tuzunu atıyoruz ve un parçalarını elimizle yavaş yavaş kaynayan süte atıyoruz ve arada yapışma olmasın diye attıkça kaşıkla kibarca karıştırıyoruz. Hemen peşinden tavuğu/derisini/bulyonu da ilave ediyoruz. Karabiberini ekliyoruz. Tuzuna bakıyoruz ve ayarlıyoruz. Böyle un parçalarını ekledikten sonra altını biraz daha açıyoruz ve böyle 3-5 dakika, un kokusu gidene kadar kaynatıyoruz.
En sonda, çorbanın altını kapatınca kıyılmış dereotunu ilave edip karıştırıyoruz. Afiyet olsun.

30 Mart 2010 Salı

Sirkeli Sarımsaklı Et Çorbası (Paça)


Malzemeler:
Kemikli et (Düdüklünün alacağı kadar)
Etin piştiği su
3-4 kaşık un
8-9 Diş sarımsak
4-5 Çay kaşığı Pulbiber
4-5 Yemek kaşığı sirke
Tuz

Çorbanın ismine paça diyecektim, diyemedim. Sirkeli sarımsaklı et çorbası yazdım. Sonra içimde kaldı, parantez içine de paça yazdım. Aslında paça, gerçekten de hayvanın paça kemiklerinden yapılır ama biz bu çorbayı hayvanın her kemiğiyle yapıyoruz. Çok lezzetli oluyor.
Kurban Bayram'ından sonra, ilk önce parça etler biter bizim evde; ya kıyma, ya sucuk olurlar, ya da kavurma. Buzluğun arka kısmına doğru kakıştırılmış kemikli etler kalır.
Sıra kemikli etlere geldiğinde annem bu kemikli etleri düdüklüde etler kemiklerinden ayrılacak gibi olana kadar pişirir. Sonra bu etleri, ilikler ve yağlı kısımlar da dahil olmak üzere tamamiyle kemikten kurtarırız ve etleri ufak parçalar halinde doğruyoruz. Bir tencereye düdüklüdeki et suyunu alıp üzerine göz kararı su ekliyoruz, kemiklerden sıyırdığımız etlerle çorba olacak kadar. Tencerenin altını yakıp suyu kaynatıyoruz. Bir kasede unu biraz suyla ezip çırpıyoruz ve kaynayan suya karıştıra karıştıra yediriyoruz. Didiklenmiş etleri ve yemeğin tuzunu ekliyoruz. Sarımsakları soyup doğruyoruz ve ekliyoruz. Pulbiber ve sirkeyi de ekliyoruz. Tabi burada tam ölçü vermek kolay değil. Çünkü herkesin ağız tadı farklı olabilir. Kimi çok sirkeli sarımsaklı sever, kimi az. Bu kısmı keyfinize göre ayarlarsınız. Çorbayı bir taşım kaynatıyoruz. Hazır. sıcak sıcak yiyoruz. Afiyet olsun.

17 Mart 2010 Çarşamba

Baharatlı Mercimek Çorbası


Malzemeler:
1 Su bardağı mercimek
7 Su bardağı su
Yarım çay bardağı sıvıyağ
Tuz
2 Çay kaşığı pulbiber
1 Çay kaşığı karabiber

Yarım çay bardağı sıvıyağ
1,5 Yemek kaşığı salça
3 Çay kaşığı nane
Tuz

Mercimeği yıkayıp 7 su bardağı su ekliyoruz üzerine. Yarım çay bardağı sıvıyağ, tuz, 2 çay kaşığı pulbiber, 1 çay kaşığı karabiber ekleyip kaynamaya bırakıyoruz. Mercimekler iyice eriyene kadar kaynatıyoruz.
Bir tavada yarım çay bardağı sıvıyağda salçayı kavuruyoruz ve içine nane ve az tuz atıyoruz. Buna 2 kaşık mercimekten atıp salçayı eziyoruz. Bu sosun birazını çorbaya katıyoruz. Çok azını da tabaklara koyduğumuz çorbanın üzerini süslemek için kullanıyoruz. Afiyet olsun.

Not: Bence çorbanın kıvamı çok iyiydi. Ama arzu ederseniz biraz daha sıcak su katıp biraz açabilirsiniz kıvamı.

Şehriyeli Sütlüce Çorbası (Tavuklu)

Bu çorbayı Anne Kedi de gördüm. Anne Kedi bloğunu görünce ne hikmetse içimde yemeklerine karşı bir güven oluyor. Anne ve kedi kelimeleri biraraya geldiğindendir belki de:) Tarif Sahrap Soysal'a aitmiş. Çok beğenerek yediğim bir çorbaydı diyebilirim. Kalabalık olmadığımız için yarım ölçü pişirdim ve içine çorba biraz daha şenlensin diye 1 su bardağı haşlanmış didiklenmiş tavuk da ilave ettim. Tam ölçü çorba tarifini tavuk ilavesi ile alıntılıyorum aşağıya.

Malzemeler:
1 Su bardağı arpa şehriye
Türk kahvesi fincanıyla 1 fincan zeytinyağı
1 adet orta boy kuru soğan
1 adet orta boy havuç
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı tuz
1 Çay kaşığı karabiber
8 su bardağı et ya da tavuk suyu (Ben tavuk suyu kullandım)
(2 Su bardağı haşlanmış didiklenmiş tavuk göğsü)

Sos için:
1 adet yumurtanın sarısı
1 yemek kaşığı un
1 adet limonun suyu
1 su bardağı yoğurt
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kırmızı pulbiber
6 çay kaşığı kuru nane, kuru fesleğen (Fesleğen kullanmadım)

Yapılışı: Zeytinyağını orta boy bir tencereye aktarıp orta ısılı ateşte kızdırın. Üzerine rendelenmiş soğan ve havucu ekleyin. Sarımsakları pirinç tanesi büyüklüğünde doğrayıp tencereye aktarın.
Malzemeleri tahta bir kaşıkla sürekli karıştırarak 2 dakika kadar kavurduktan sonra, üzerine şehriyeyi ilave edin. Yine karıştırarak 1 dakika kadar kavurduktan sonra sıcak haldeki et ya da tavuk suyunu tencereye aktarın. Tuz ve karabiberi de serptikten sonra çorbayı arada sırada karıştırarak kaynamaya bırakın. (Bu esnada tavuğu da ilave ettim ben.)
Diğer taraftan, sosu hazırlamak için yumurta sarısı, un ve limon suyunu bir kaseye aktarıp tel çırpıcı ya da çatal yardımıyla çırpmaya başlayın. Yoğurdu da ekleyip iyice çırptıktan sonra sosu, kaynamaya başlayan çorbaya yavaş yavaş aktarın. (Sosu önce çorbadan bir iki kaşık su alarak ılındırıp döküyorum ben, yoksa yumurtaya bir haller olur :))
Karıştırmaya devam ederek çorbayı 10 dakika daha pişirip ocaktan alın. Tuz, kırmızı pul biber, kuru nane ve kuru fesleğeni ekleyip tekrar karıştırın. Sıcak sıcak servise sunun.

2 Mart 2010 Salı

Minik Köfteli Yoğurtlu Çorba

İzzet'in çok beğendiği çorba bu, gerçi annemin bu çorbasını herkes çok beğeniyor.

Malzemeler:

Köftesi için:
Yumruk kadar kıyma
2 Diş sarımsak
Yarım küçük soğan
Yarım kaşık salça
2 Çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı pulbiber
Tuz
7-8 Dal maydanoz

Çorbası için:
1 Çay bardağına yakın pirinç
7 Su bardağı su
1 Kase yoğurt
1 Yumurta
Yarım kaşık un
1 Tatlı kaşığı nane
Yağ
Tuz

Soğna ve sarımsağı rendeleyin, maydanozu incecik kıyın ve diğer malzemeleri de karıştırıp köfteyi yoğurun. Minik minik köftecikler (Misket kadar ya da daha küçük) yapın ve altına un yaydığınız tepsiye yayın. Tepsiyi şöyle bir sallayın, köftecikler unlansın.
Suyu ve pirinci tencereye koyun, kaynasın.Pirinçler yola girince(yani bayaa yumuşadıklarında ama tam pişmediklerinde, biraz da köfte ile pişecekler ya) altını yarıma kısın ve köfteleri teker teker suya atın, yapışmasın. Bir kasede yoğurt, yumurta ve unu karıştırın. Tencereden bir- iki kaşık su alıp kaseye koyun ve karışımı ılındırın. Sonra bunu yavaşça tencereye ilave edin. Ilıtmadan dökerseniz yoğurt aniden sıcağı görüp kesilebilir. Üzerine nane ve çok az yağ ekleyin. Tuzuna bakıp ayarlayın. Pirinçler pişinceye kadar ocakta dursun. Sonra altını kapatın. Tamamdır. Afiyet olsun.

26 Şubat 2010 Cuma

Yoğurtlu Çorba (Nohutlu - Şehriyeli)

Merhabalar,
Bugün böyle nohuttan tariflerle gidiyoruz. Biraz nohut haşlamıştım, bir kısmını Nohut Salatası yaptım, bir kısmını çorbaya kattım, bir kısmı da duruyor hala, onu da başka birşey yaparım artık.
Bizim evde kimin neyi beğeneceği belli olmadığı için şu sıralar hiç bir şeyi çok yapmıyorum. Tadımlık yapıyorum ki birini beğenmezlerse ötekini yesinler. Annemle benim yemek seçme gibi bir derdimiz yok. Ama kardeşim ve babam, birazcık seçiyorlar. Bakalım nereye kadar?
Babamın sulu nohut yemeği sevmediğini bildiğim için nohutu başka hallere sokup aralara katıp yemek yaptım. Dün sanırım aç olduğundan çorbadan iki tabak yedi, salatadan da yedi.
Demek ki eve hep aç gelse bütün yemekleri keyifle yiyecek. Boşuna dememişler "Tok doyurmak zordur" diye.

Malzemeler:
3,5+1 su bardağı su
Yarım çay bardağı tel şehriye
2 yemek kaşığı sıvıyağ
Tuz

2 su bardağı haşlanmış nohut

Terbiyesi:
1 Kaşık un
1 Yumurta
2 su bardağı yoğurt

Yağı:
2 yemek kaşığı terayağ
Yarım yemek kaşığı nane

Bir tencereye 3,5 su bardağı suyu koyup kaynatıyoruz. Kaynayan suya şehriyeyi, tuzu, sıvıyağı koyup şehriye yumuşayana kadar haşlıyoruz. Nohutunu da ekliyoruz.
Bir kapta terbiyesini hazırlıyoruz, unu yumurta ve yoğurtla bir güzel karıştırıyoruz.
Bu terbiyeyi çorbaya eklicez ama pat diye yumurta pişer, yoğurt kesilir. O yüzden önce çorbanın altını kısıyoruz. İçine 1 su bardağı soğuk su katıyoruz. Çorbadan bir kaç kaşık alıp terbiyeye koyuyoruz. Terbiyemiz de ılınsın diye. Sonra da yavaş yavaş çorbaya terbiyeyi katıyoruz, bu sırada da karıştırıyoruz. Tuzunu kontrol edip eksikse ilave ediyoruz. Bir taşım kaynatıp kapatıyoruz. 
Kiçik bir tavada tereyağını kızdırıyoruz. İçine nane katıp naneyi yakmadan tavayı kapatıyoruz. Bunu da çorbaya döküp karıştırıyoruz. Hazır. Afiyet olsun. 

9 Şubat 2010 Salı

Pirinçli Şehriyeli Çorba


Annemin pirinçli çorbası en sevdiğim çorbalardandır. Ben o çorbayı biraz daha güncelleyip yaptım. Afiyetle yedik.

Resim biraz özentisiz oldu. Yani çorba kasesinin kenarları da çorbaya bulandı. Resmi çekerken farkettim, ama canım yeni bir tabağa daha çorba koyup çekmek istemedi. Sonuçta çorba güzel, resmi güzel olsun ya da olmasın.

Malzemeler:
1,5 Yemek kaşığı salça
3 Yemek kaşığı sıvıyağ
1 Çay bardağı kıyma
Yarım çay bardağı tel şehriye
Yarım çay bardağı pirinç
1 Çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı pulbiber
Tuz
5,5 ya da 6 su bardağı ılık su (Kıvamını sevdiğiniz şekilde ayarlarsınız. Koyu sevenlere 5,5 bardak yeter. Biraz daha sulu olsun isteyenler su miktarını artırsın.)

Salça, sıvıyağ ve kıymayı bir tencerede kavurun. Kavrulunca içine suyu ekleyip suyu kaynatın. Su kaynayınca içine yıkadığınız pirinç ve şehriyeyi ekleyip tuzunu baharatını atın. Pirinçler pişene kadar kaynatın.

Üzerine limon sıkınca ayrı bir güzel oluyor. Afiyet olsun.

8 Şubat 2010 Pazartesi

Tarhana Çorbası

Malzemeler:
3 Kaşık tarhana
Islamak için çok az su
(Tarhanayı alırken koklayın, kokusu bence bu çorbayı çorba yapan şey. Kokmayan kuru tarhanayı almayın, aldırmayın, hatta protesto edin, hatta grev yapın, açlık grevi, kokanını bulana kadar çorba içmeyin.)
2-3 Yemek kaşığı sıvıyağ
1,5 Yemek kaşığı salça
1 Çay kaşığı pulbiber
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı nane
Tuz
4 su bardağı ılık su

Kuru tarhanayı bir kaseye koyun ve üzerini biraz geçecek kadar suyla ıslayın. Yarım saatcik öyle dursa iyi olur. Sonra bir tencereye sıvıyağı koyun, salçayı ve tarhanayı ekleyip biraz kavurun. Tuzunu, karabiberini, nanesini, pulbiberini atıp azıcık daha çevirin kaşıkla. Sonra yavaş yavaş suyunu ekleyin ve eklerken bir yandan da karıştırın. Karıştırarak kaynatın.Piştikten sonra bir de blendırdan geçirdiniz mi daha pürtüksüz olur. Üzerini az nane ile süsleyip servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.

14 Aralık 2009 Pazartesi

Brokoli Çorbası


Brokoli son zamanlarda çok bahsedilen bir sebze, her gün farklı bir faydasını duyuyoruz. Anneme de şekeri düşürdüğünden bahsetmişler. O yüzden çorbasını yaptık. Annem çok beğendi. Kız kardeşim beğendi. Ben ne yalan söyleyeyim hiç beğenmedim. Geleneksel damak tadıma ters düştü. Hazır çorbalara benzer bir tadı var. Ben zaten böyle kremalı kıvamlı çorbaları pek sevmiyorum. Zaten yeşil çorba mı olurmuş :). Ama amaç annemin şekerini düşürmekti, o beğendikten sonra problem yok. Bana kalırsa brokoliyi limonlayıp yemek en güzeli. Kremalı çorbaları sevenler için tarifi veriyorum, tarifi Leziz Yemekler'den uyarladım.

Malzemeler:
500 gr brokoli
7 Su bardağı su
2 Çorba kaşığı tereyağ
1 Çorba kaşığı un
2 Su bardağı süt
Tuz
1 Çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı kimyon

Üzeri için:
Tereyağ
Pulbiber
Kıtır ekmek küpleri (Fırında kızartabilirsiniz ekmekleri)
Kaşar peyniri rendesi

Brokoliyi 7 bardak suyla sap kısımları yumuşayana kadar haşlıyoruz. Haşlama suyuna biraz da tuz atıyoruz ki pişerken tadını alsın. Ayrı bir tencerede 2 kaşık tereyağını ve unu kaburuyoruz. Üzerine sütü yavaş yavaş ekliyoruz ve bu esnada pürtük olmasın diye karıştırıyoruz. Kreması pişince içine suyuyla birlikte brokoliyi ekleyip blendırdan geçiriyoruz. Tuz, karabiber ve kimyonu ekleyip hepsini bir taşım kaynatıyoruz. Üzerine kaşar rendesi, kıtır ekmek ve kızdırılmış pulbiberli yağ döküp servis ediyoruz. Afiyet olsun.

24 Kasım 2009 Salı

Tavuk Çorbası (Hasta Çorbası)

Uzun süredir yemek tarifi yazmaya vakit bulamadım. Bir süredir haritanın diğer ucunda ablamın yanında, annemlerden uzaktaydım. Nihayet evime döndüm derken annem grip olmuş. Doktor, domuz gribinden şüphelenmiş. Ben yokken, babam pek güzel bakmış anneme, Allah'a şükür o yüzden domuz gribi bile birşey yapamadı anneme. Şimdi tam nekahat döneminde. Abdullah da annemle birlikte hasta olmuş. Ev revire döndü. İkisi de birer köşede dinleniyorlar. Babam artık bakma işlerini bana devretti ama bir yandan da 'Havlıcan kaynat, çorba yap' diye talimatlar veriyor. Nazar değmesin pek kıymetlidir eşi. Bizim evde genelde hastaya illa yapılır bu çorba. Ben de bugün anneme yaptım. İçinde hem sarımsak, hem sirke, hem de pulbiber var. Malum bunların hepsinin de gribi iyileştirici etkileri var. Demek ki domuz gribi olursak ne yapıyormuşuz, yemek yiyormuşuz yine.

Malzemeler:
9-10 Adet tavuk inciği (Ben 10 tane kullandım)
3,5 Yemek kaşığı un
9 Diş sarımsak
4 Çay kaşığı pulbiber
5 Yemek kaşığı sirke
Tuz

İncikleri 2 lt kadar suda haşlıyoruz. İyice yumuşuyorlar, pişiyorlar. Sonra incikleri alıp didikliyoruz. Tencerede kalan tavuk suyuna su ekleyip 2 litreye tamamlıyoruz. Suyun altını yakıp kaynatıyoruz. 3,5 Yemek kaşığı unu biraz suda eziyoruz, pürtüksüz hale getiriyoruz. Tenceredeki su kaynayınca içine unu yavaşça ekleyerek yediriyoruz. Bir yandan da karıştırıyoruz ki pürtüklenmesin. İçine didiklediğimiz tavuk etlerini ve biraz tuz ilave ediyoruz. 9 diş sarımsağı minik minik doğrayıp ekliyoruz. Pulbiber ve sirkeyi de ekliyoruz. Çorbayı bir taşım kaynatıyoruz, tatlar birbirine girsin diye. Hazır olunca kaseye alıp üzerini çok az pulbiber süsleyip hastanıza ikram edin. Yesin, iyi olsun. Afiyet olsun.

11 Kasım 2009 Çarşamba

Lokanta Usulü Mercimek Çorbası (Salçasız)

Mercimek çorbası en sevmediğim çorbadır ama gel gör ki herkes çok seviyor. Ne bulurlar bu çorbada bilmiyorum ama bence çorba denen şey zaten güzel değil, çorba menuden kaldırılmalı ve direk ana yemeğe geçilmeli. İlerde cumhurbaşkanı olursam kanunlarla düzenleyeceğim şu çorba meselesini. Çorbayı anayasa ile yasaklasam mı acaba? Zaten çorba sevmeyen birinin tutup da çorbalar hakkında yorum yapması da mantıklı değil ya neyse. Ama herkes beğeniyorsa demek ki 'bu çorba güzel bir çorba' deyip çorbamın tarifini de yayınlıyorum. Bir ara unutmazsam çorbaların en güzeli domates çorbasının tarifini vereyim.

Malzemeler:
1,5 Su bardağı kırmızı mercimek
1 Orta boy patates
1 Orta boy soğan
Sıvıyağ
Tuz
Pulbiber
Karabiber
Nane

Patatesi küp küp doğruyoruz. Soğanı da yemeklik doğruyoruz. Bir tencerede yıkanmış mercimek, soğan ve patatesi haşlıyoruz (su tenceredeki malzemenin üzerini 4-5 santimetre kadar geçecek). İçine sıvıyağ ve tuz da ekliyoruz ki haşlanırken lezzetler birbiriyle tanışsın, kaynaşsın. Mercimekler iyice dağılıp renkleri kırmızıdan açık kahve-sarıya dönene kadar haşlıyoruz, suyu çekerlerse arada tekrar ekleyin. Haşlama esnasında biraz karabiber, biraz bulbiber ve biraz da nane ekliyoruz. Mercimekler iyice pişince ocaktan alıp blendırdan geçiriyoruz; soğanlar, patatesler hepsi çorbada kaybolup gidiyor. Çorba hazır. En son bir tavada çok az sıvıyağda biraz nane yakıp üzerine döktük mü tamamdır, afiyet olsun.
Related Posts with Thumbnails