Sebze Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sebze Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2011 Cumartesi

Kızarmış Karnabahar

Nihayet bloğum geri dönmüş. Nasıl sevindim, sanki para veriyorlar da bana buraya yazıyorum diye, niye o kadar sevindiysem :) Wordpresse bloğumu yedeklemiştim ama tadı tuzu yoktu. Mutlu mesut blogpot üzerinden devam edebilirim artık.

Malzemeler:
Yarım karnabahar kafası (Tuz+ 1 Kaşık sıvıyağ)
1 Yumurta
3 Kaşık yoğurt
2 Kaşık un
1 Çay kaşığı Kabartma tozu
1 Çay kaşığı tuz
Sıvıyağ
Sarımsaklı yoğurt
Karnabaharı çiçeklerine ayırıp yıkayıp tuzlu ve azıcık yağ döktüğümüz suda haşlıyoruz, yumuşuyor. Sonra yumurta, yoğurt, un, kabartma tozu ve tuzu çırpıp haşlanmış ve süzülmüş karnabaharlarla karıştırıyoruz. Teflon tavaya çok az sıvıyağ koyup karnabaharları teflonda her yanları kızana kadar kızartıyoruz. Tabağa aldığımız karnabaharların üzerine sarımsaklı yoğurt döküp yiyoruz. O halini çekip koyacaktım ama çok açtık, çekmeye fırsat kalmadan yedik.

27 Şubat 2011 Pazar

Zeytinyağlı Karnabahar Salatası

Bakmayın öyle beşamelli yemekler yaptığıma, aslında ben böyle salataları daha bir çok seviyorum ama bunu da herkes sevmiyor ki kardeşim. Sevseler sürekli salata yerdik, güzel olurdu.
Karnabahar, pek de sevilmeyen bir sebze sanırım. Eşim sevmiyormuş, kayınpeder sevmiyormuş, kardeşim sevmiyor, böyle gider saysam. Ben de bir tek böyle salata halini seviyorum, ama bu halini de pek seviyorum.
Malzemeler:
Yarım karnabahar
1 Havuç
1-2 kaşık sıvıyağ (Haşlama suyu için)
Tuz
Yarım limon
2 Ufak diş sarımsak
Yarım çay bardağı zeytinyağı

Karnabaharı suya koyuyoruz, suya sıvıyağ ve tuzu ekliyoruz. Karnabahar iyice yumuşacık olana kadar haşlıyoruz. Haşlandı mı suyunu süzüp sudan geçiriyoruz. O arada ağzımıza bir iki karnabahar parçası atmayı ihmal etmiyoruz. Hemen peşinden bir kaseye limon sıkıyoruz, sarımsak rendeliyoruz ve zeytinyağını ekleyip karıştırıyoruz. Bu sosu karnabahrımıza döküp karıştırdık mı oh mis. Soğudu mu yemesi pek keyifli. Bunu yapıp hepsini ben yedim. Karnabahar sevenler buyursun yapsın.

1 Şubat 2011 Salı

Zeytinyağlı Kereviz

Malzemeler:
1,5 kafa kereviz (yapraklı) (Kereviz kökleri doğranacak ve içine 2-3 damla limon sıkılıp karışıtırılacak ki tencereye girene kadar kararmasın)
2 havuç
Zeytinyağı (bol)
Tuz
Çok az sıcak su (İhtiyaç olursa)

İlk önce tencereye biraz zeytinyağı döküyoruz. İçine temizlediğimiz ve doğradığımız havucu ekliyoruz. Biraz kavruluyor. Sonra içine çok kalın doğramadığımız (ki kolay pişsin) kereviz köklerini ve tuzunu ekliyoruz. Tencerenin kapağını kapatıp ocağın altını iyice kısıyoruz. Arada kontrol ederek pişiriyoruz. Pişme esnasında ihtiyaç olursa azıcık sıcak su ilave ediyoruz ki dibine yapışmasın. Pişen kerevizlere, doğradığımız kereviz saplarını atıp karıştırıyoruz. Ocağı kapatıyoruz. Kereviz sapları yemeğin sıcağıyla pişiyor zaten, harika kokusunu yemeğe veriyor, biraz daha zeytinyağı ekliyoruz yemeğe, zeytinyağımızın da lezzeti gelsin yemeğe diye. Kerevizi soğuk ya da ılık servis ediyoruz.
Bu kereviz yemeği en basitinden ama en beğenileni. Annem, ben ve eşim... Hepimiz beğendik. Resmi pek yakışıklı olmadı ama lezzetinden eminim. Afiyet olsun.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Sebzeli Palamut ya da Palamutlu Sebze

 Tek bir palamut kalmıştı evde. Çoğalsın hem de lezzetli olur diye içine sebze katıştırayım derken biraz coşmuşum. Bu sefer tarif, sebzeli palamut olmaktan çıkıp palamutlu sebze oldu. Tam ağzıma göre oldu. Yarasın bebeğime:) Sebzeli balık sevenler, kesinlikle denesin. 3-4 kişi doyar bununla gibime geliyor.
Malzemeler:
1 Dal pırasa (2-3 cmlik doğra)
1 Yeşil biber (İçini temizleyip ince ince doğra)
1 Kırmızı biber (İçini temizleyip şerit şerit doğra)
1 Patates (Soyup yemeklik doğra)
1 Havuç (Temizleyip 1 cm lik halkalar olarak kes)
Yarım kafa kereviz (Soyup yemeklik doğra)
1 Limon (ince üçgenler şeklinde kabuğu ile doğra, bir limonu önce ortadan kes, sonra yarısını 8e böl, 16 parça limon olsun)
1 Domates (Yemeklik doğra)
3-4 Dal kereviz sapı
3-4 Dal maydanoz
Tuz
3-4 kaşık zeytinyağı
Yarım limon suyu
1 Palamut (İçini temizleyip doğra)
Sebzelerin hepsini soyup doğruyoruz, 1 limonu da kabukları ile birlikte doğruyoruz. Yarım limonu sıkıp sebzelere katıyoruz. Palamutu temizleyip doğruyoruz ve sebzelere katıyoruz. Zeytinyağını ve tuzu da ekleyip karıştırıyoruz. Borcama alıyoruz. Üzerini folyo ile kapatıyoruz. 200 derecelik fırında 50 dk kadar pişiriyoruz. Sonra folyosunu kaldırıp 10-15 dakika da üzeri açıkken pişiriyoruz. Mis gibi oluyor. Tam benlik oluyor. Kereviz mis gibi, limon ekşili, patates bi yandan... İçinde her bir halt var, ye ye keyif al.

Not: Limona dikkat. Limonunuz çok ekşi ise miktarını azıcık azaltabilirsiniz. Benim limonlar tatlı idi.
Not: Bu tarif estergonyeşilin ben buldum etkinliğine gidiyor. Çünkü ben buldum :) (Gerçi çoğu tarifimi ben bulmuş oluyorum zaten de neyse. Hepsini yollayamayacağıma göre böyle bir tane yolluyorum.)

6 Ocak 2011 Perşembe

Portakallı Kereviz

Herkes sevmez kerevizi, biliyorum. Kimisi adını duyunca bile irkilir. Ben de aksine bayılıyorum. Daha pişirirken yemenin hayallerini kuruyorum. Misal babam hiç sevmez kerevizi, ben seviyorum deyince de senin de acaip zevklerin var kızım der. Bugün ilk kez, eşime de kereviz pişirdim. Bakalım o sevenlerden mi sevmeyenlerden mi? Sevmiyorsa aç kalmasın diye yoğurtlu biber de yapıcam elbette. Aslında mücver yapacaktım, onu seviyormuş, ama markete bile gittim, yeşil soğan bulamadım. Artık mücver de bir dahaki bahara kaldı, yeşil soğanlı bir güne. 

Malzemeler:
1 Kahve fincanı zeytinyağı (Benim zeytinyağı biraz fazla buram buram koktuğu için yarısını normal sıvıyağ koydum tabi, o kokuyla yemek yenmezdi)
1 Soğan
2 Havuç
1 Tatlı kaşığı şeker
2 Kereviz
1 Portakal
1 Mandalina
Azıcık limon (Yarım limondan az sıktım ben)
1 Tepeleme çay kaşığı un
1 Tatlı kaşığı tuz
Su

İlk iş, soğanları yarım ay şeklinde doğradım, havuçları temizleyip halka halka doğradım. Tencereyi ısıtıp içine yağı, havucu ve soğanları attım, üzerine şekeri ekledim. Kısık ateşte soğanları yumuşayıp pempeleşene kadar pişirdim. O arada kerevizleri soyup doğradım. Yeşil dalları atmadım tabi, onları en son eklicez yemeğe. Portakal, mandalina ve limonu sıktım ve kerevizleri kararmasın diye portakallı suya buladım. Soğanlar yumuşayınca kerevizleri portakallı sudan alıp tencereye ekledim. Kapağı kapalı iken azıcık da kerevizleri kavurdum. Sonra portakal suyuna unu ekleyip karıştırdım ve bunu da kerevizlerin üzerine döktüm. Yemeğin tuzunu da attım. Kerevizlerin çok az altında kalacak şekilde su ekledim. Kısık ateşte pişmeye bıraktım. Arada kontrol ediyoruz tabi dibini tutmasın diye bi iki karıştırıyoruz falan derken kerevizler yumuşadı. (Suyu az gelirse azar azar ilave edebilirsiniz pişirirken.) İşte o zaman yeşil dallarını da ekleyip yarım dakikacık da onlarla pişiriyoruz. Tamamdır. Soğuyunca yersiniz inşallah, afiyet olsun. Tabi ben sıcakken de birazını yedim.

Not: Mevsimin mandalina ve portakal mevsimi olması sebebiyle, an itibariyle farkettiğim etkinliğe yollamak istiyorum bu tarifi. Mandalinçıkmazının etkinliğine...
Not: Aylar sonra bloğa yemek ekliyorum ya hayırdır inşallah. Hayır tabi, artık fotoğraf makinemiz var.

14 Mayıs 2010 Cuma

Zeytinyağlı Taze Bakla

İşte bu da baklamız... Kendisini seviyor, sayıyor ve yiyoruz.

Malzemeler:
400 gr bakla
1 Tatlı kaşığı un
Tuz
Bir çay bardağından biraz az zeytinyağı
Yarım soğan (İnce doğranmış)
1 Tatlı kaşığı salça (Olmasa da olur, ama ben salçayı çok sevdiğim için oldu)
Su (Baklaların üzerini kapatacak kadar)
1 Çay kaşığı şeker
Dereotu
3-4 Damla limon

Üzerine:
Dereotu
Sarımsaklı yoğurt

İlk iş baklaları temizleyip ikiye kırıyoruz. Yıkayıp fazla suyunu alıyoruz. Artık peçeteyle mi alırsınız, süzgece koyar suyun buharlaşmasını mı beklersiniz, orası benim problemim değil, bildiğiniz gibi yapın. Bir buzdolabı poşetine baklayı, unu ve kafi derecede tuzu katıp poşeti sallıyoruz, baklalar unlanıyor. Böylece yemek kıvamlı olacak, hem de baklalar renk kaybetmeyecekmiş. (Bu ayrıntıyı ekşisözlükten öğrendim, bilgi kaynağım).
Bir tencereye soğanı ve yağın yarısını alıyoruz. Üzerine baklaları da ilave ediyoruz. Orta ateşte baklalar biraz sularını salıyorlar. O zamana kadar kavuruyoruz. ama kaşıkla fazla müdahale edip baklaların canını sıkmamak gerek. Tencereyi sallayıverin arada. Baklaya salçayı da ilave edip şöyle bir karıştırıyoruz. Üzerini kapatacak kadar suyunu ekliyoruz, tuzunu ayarlıyoruz, şekerini atıyoruz. Kapağı kapatıyoruz, altını kısıyoruz. Yavaş yavaş pişiyor. Suyunun bitmesine yakın altı kapatılır. Üzerine zeytinyağının kalanı ilave edilir. Sonrada ilave ettik bir kısmını, niye diye sorma ey okuyucu, anla, böylece zeytinyağının tadını net alıcaz. Dereotunu katıyoruz. Bunu da sonradan katmanın anlamı, tadını almak. Ama ben babam sevmediği için bu aşamada hiç katmadık. 3-4 Damla da limon sıkıyoruz, çok az ama.
Dereotunu sofraya getirirken süsler gibi kattım annemle benim tabağımıza, üzerine de sarımsaklı yoğurt. Oh mis. Babamın tabağına ise dereotu da koymadım yoğurt da. Öyle seviyor, öyle yiyor. Afiyet olsun.
Sabah tarif bültenini sunduk. Bir başka tarif bülteninde buluşmak dileğiyle, hoşkalın.

11 Mayıs 2010 Salı

Kızarmış Kabak Yoğurtlaması



Sık sık yaptığımız lezzetli ve basit bir tarif. Kabakları halka halka doğrayıp tuzlayıp kızgın yağda kızartıyoruz. Tabağa alıyoruz. Sarımsaklı yoğurt hazırlıyoruz, yoğurda çok az da tuz atıyorum, tadı gelsin. Yoğurdu istersek kabakla karıştırıp servis ediyoruz, istersek kabağın üzerine serip onun üzerine de pulbiber ile yağ yakıyoruz. Öyle zahmetli salatalar, yemekler yapmaya gerek yok. Hem tembel işi hem lezzetli, afiyet olsun :)

24 Nisan 2010 Cumartesi

Kızarmış Mantar

Bence mantarın en güzel hali bu, tabi bir de kiremitte kaşarlı mantar hali var ki o da ayrı bir mesele :)
Bizim eve mantar girdi mi ilk tercihim budur yapmak için, fırındaki hali, sotelenmiş hali, pizzanın üzerindeki hali, her hali kendince güzel ama ben bunu ayrı bir severim. Sizlerle de paylaşalım da aklına mantarı kızartıp da yemek gelmeyenler denesinler.

Malzemeler:
Sıvıyağ
Yarım kg kültür mantarı (Aslında tırmık mantarı daha bir harika, ama onu bulmak kolay değil)
Tuz

Mantarları yıkıyoruz ve sapları ile şapkasını ayırıyoruz, kolay kızarsınlar diye. Yıkanmış mantarı çok bekletmicez (Yoksa kararır). Tencereyi ve yağı kızdırıp yıkanmış mantarları içine atıveriyoruz. Mantar önce bir coşuyor, tencereye suyunu salıyor, sonra o suyu geri çekiyor. Suyunu geri çekmeye başladığı zaman da üzerine tuz serpiyoruz. Şöyle bir karıştırıp diğer tarafının da kızarmasını sağlayıp tabağa alıveriyoruz. Bayıla bayıla yiyoruz. Hem de rejimde... Mantarı bile kızartarak rejim mi yapılır dememek lazım, kalori hesabı yapıyorum :)

7 Nisan 2010 Çarşamba

Zulbut - Kaldirik - Hotan - Isbıt - Tomari


Merhabalar,
Bugün Taze Nane'de zulbut tarifi görünce, hala bizim zulbut tarifini vermediğim aklıma geldi. Biz bu sebzeyi çok severek yiyoruz. Annemlerin memleketi Alaplı'da bu otun adı zulbuttur. Ereğli de ismi Hotan. Baba tarafım, yani Düzce tarafları bu ota kaldirik derler. İsmine ne derlerse desinler, güzel bir ot kendisi. Mor çiçekli, pürüzlü yapraklı, etli köklü bir bitki. Çiçeklerine kadar herşeyiyle birlikte giriyor tencereye.
Annem seviyoruz diye 2 kg almış gelmiş, temizle temizle bitmedi, derken yıka doğra... Hızla tükettik gerçi. Yemesi güzel oluyor. Ama ben size 1 kg luk tarif veriyorum. Yeterli olacak.

Malzemeler:
Yarım çay bardağı sıvıyağ
3-4 Adet iri soğan
Yarım baş sarımsak
1 Yemek kaşığı salça
1 kg zulbut
2 Yumurta
Tuz
Karabiber

Zulbut dediğimiz otun kök kısımlarını temizliyoruz ve sonra otu bir güzel yıkıyoruz. Temizlerken eldiven takmanızı öneririm, insanın parmak uçları kına yakmış gibi boyanıyor. Yıkadığımız zulbutu doğruyoruz. Bir tencerede tuzlu suda yumuşayana kadar haşlıyoruz. Haşladığımız zulbutu süzüyoruz ve süzülmüş olanı da elimizle sıka sıka iyice süzüp alıyoruz. Zulbut beklesin, şimdi sıra soğanda. Soğanları yemeklik küçük küçük doğruyoruz. Sarımsakları da soyup mini mini doğruyoruz. Bir tencereye yağı ve soğanı alıp soğanları öldürene kadar pişiriyoruz. İçine salçasını ilave edip bir iki karıştırıyoruz ve zulbutu, sarımsağı, tuzu, karabiberi ekliyoruz. Zaten hepsi pişmiş olduğundan tatları karışsın diye çok az daha pişirip içine yumurtaları kırıyoruz ve karıştırıyoruz. Yumurtalar da pişince hazır. Afiyet olsun. 

30 Mart 2010 Salı

Biber Dolması


Malzemeler:
11 Adet dolmalık yeşil biber

İç malzemesi:
3 Soğan
1 Su bardağı sıvıyağ
2 Bardak pirinç
Yarım bardak ince bulgur
2 Yemek kaşığı salça
2 Domates
1 Tatlı kaşığı şeker
2 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı pulbiber
2 Tatlı kaşığı nane
1 Tatlı kaşığı silme karabiber
10-12 Dal kıyılmış dereotu
8-10 Dal kıyılmış maydanoz

Üzerine kapak yapamk için:
2 domates

Üzerine gezdirmek için:
Çok az sıvıyağ
Tuz
2-2,5 Su bardağı sıcak su

Biberlerin saplı kısımları çıkarılır ve biberler yıkanır.
Bir tencereye sıvıyağ koyun. İnce ince doğranmış soğanlar bu yağa atın ve kavurun. İçine yıkanmış pirinç ve bulgur ilave edin. Salçayı da ekleyip karıştırın. 2 domatesi minik minik doğrayıp ekleyin. Baharatları ve tuzunu ekleyin. Pirinçler biraz da domateslerle kavrulduktan sonra ocağın altını kapatın. İç harcı tam olarak pişirmiyoruz. Ama ateş yüzü gördü mü daha güzel oluyor. Dereotu ve maydanozu da kıyıp bu harca karıştırın. İç harcımız hazır.
Dolmaları bu harcla dolduruyoruz. Üstlerinde domatesten yapacağımız kapak için çok az yer ayırıyoruz tabi doldururken. Domateslerden3-4 santimlik kesip kesip biberlerin ağızlarına kapıyoruz. Biberleri genişçe bir tencereye tek sıra halinde diziyoruz. Üzerlerine biraz tuz serpiyoruz. Suyunu ekliyoruz ve çok az yağ gezdiriyoruz. Kısık ateşte kapağı kapalı bir halde yavaş yavaş pişiyor. Piştiğini anlamak için dolmalardan birine çatal sokmayı deneyin. Rahatlıkla giriyorsa pişmiştir. Afiyet olsun.

24 Mart 2010 Çarşamba

Yumurtalı Soğan Oturtma

Her evde bulunabilecek malzemelerden bir yemek tarifi geliyor şimdi. Hafta sonu bir sürü misafir ağırladık. O yüzden cumartesi pazara giden olmadı. Baktım sebze namına bir tek marul ve maydanoz var. Dolapta da patates ve soğan. Ee dedim, ya patatesle ya soğanla birşeyler yapıcaz o zaman. Eskiden çok yapardı annanem bunu. Aklıma geldi, ben de yaptım. Evde sadece 4 kişi olduğumuz için yumurta tavasıyla yaptım ki zaten de yetti.

Malzemeler:
3-4 Yemek kaşığı sıvıyağ
2 Soğan
Tuz
Yarım çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pulbiber
Yarım kaşık salça
Yarım çay bardağından biraz fazlaca su (Ölçmedim ama kavrulan soğanların boşluklarını doldurup onlarla aynı hizaya gelecek kadar az, üste çıkmayacak)
3 Yumurta

Tavaya sıvıyağı alıyoruz. Soğanları ince ince yemeklik doğruyoruz ve kısık ateşte küçük ocakta yağda bir güzel kavuruyoruz. Biraz karıştırdıktan sonra tuzunu serpip kapağını kapatırsanız buharıyla kısık ateşte ağır ağır kavrulur. Daha sonra karabiber, pulbiber atıp salçasını da koyup kavuruyoruz. Soğanlar iyice yumuşayınca içine su ekliyoruz, kapağını kapatıyoruz. Birazcık da suyla pişiyorlar. Su göbek atarken içine kaşıkla yuvalar yapıp yumurtaları kırıyoruz. Yumurtaları tuzlayıp üzerine azıcık pulbiber serpiyoruz. Yumurtaların sarılarını bozmadan beyazlarını soğanlarla karıştırıyoruz. Ve kapağını kapatıyoruz. Yumurtalar resimdeki gibi pişene kadar pişiriyoruz. Altını kapatıyoruz. Sarılar ısıyla az daha pişiyor. Ama kaskatı da olmuyor. Afiyet olsun.

18 Mart 2010 Perşembe

Saltanat Kayığı



Sebze yemeklerini her ne kadar babam ve Abdullah pek sevmeseler de annem ve ben severek yiyoruz. Üzerinde beşamel ve kaşar olanları özellikle hoşuma gidiyor. Hele bir de dereotu varsa...
Bu tarifi 53. Ye Etkinliğine yolluyorum. Tarif Güzin Osmancık'ın kitabından. Tabi ben yarım ölçü yaptım yine. 4 parça kabağımız oldu. Bize yetti. 8 parçalık tarifi veriyorum aşağıya.

Malzemeler:
Yarım kg kabak (4 orta boya denk geliyor.)

İçi:
2 Baş soğan
5 Diş sarımsak
2 Kaşık zeytinyağı
Dereotu (Bir demetin üçte ikisini kullanın. Bol dereotu yakışıyor.)
Tuz
Karabiber

Üstü:
1 Kaşık zeytinyağı
2 Kaşık un
2 Bardak süt
1 Adet yumurta

1 Çay bardağı kaşar peyniri (Bir çay bardağı da beşamele kattım ben, oldu 2 çay bardağı)

Kabakları yıkayıp ikiye bölün. Aslında kitapta soyun diyor ama bence gerek yok, soymadım. Ortalarını bir çay kaşığı yardımıyla dikkatlice oyun ve kenara ayırın. Oyulmuş kabakları kaynayan tuzlu suya koyup yumuşayana kadar haşlayın.

Kabakları altı azıcık yağlanmış tepsiye dizin.

Soğanı yarım halka şeklinde ince ince doğrayın. 2 Kaşık zeytinyağında pempeleşene kadar kavurun. İçine ince ince doğranmış sarımsakları ve kabakların içlerinden çıkan parçaları da ekleyip tuzunu karabiberini atıp kavurun. Pişince ocağı kapatıp kıyılmış dereotunu katıp karıştırın.

Bu harcı tepsiye dizilmiş kabakların oyuk kısımlarına paylaştırın.

Şimdi de beşameli hazırlayalım. 1 Kaşık zeytinyağı ile 2 kaşık unu kavurun. Karıştırmaya devam ederken sütü yavaş yavaş ekleyip muhallebi haline gelene kadar pişirin. Sonra da çırpmaya devam ederken yumurtayı ekleyip ocağı kapatın. İçine 1 çay bardağı rendelenmiş kaşarı ekleyip karıştırın, kabakların üzerine paylaştırın.

En üzerine de 1 Çay bardağı kaşarı paylaştırıp 200 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

Dereotu ile süsleyip servis edin.

Afiyet olsun.

3 Mart 2010 Çarşamba

Zeytinyağlı Pırasa

Bazen, kafam çok dağınıkken yemek yapmak dinlendiriyor beni. Buzdolabında ne var ne yok karıştırıyorum. Allah ne verdiyde birşeyler pişiriyorum. Terapi gibi geliyor. Yemek pişirirken insanın kafası dinleniyor. İşte öyle bir günümde, önce pırasa buldum buzdolabında, zeytinyağlı pırasa yapayım dedim. Sonra da baktım buzlukta donmuş dağ çileği var, eh madem öyle onu da pasta yapayım dedim. Dağ çileği ve muzun hatırına pasta yaptım.
Zaten ne diye işletme okumuşum ki? Sevmiyorum ben işletmeyi. Şimdiki aklım olsa beni mutlu edecek bir bölüm okurdum. Ya stilist olurdum ya da bir ahçı. Ne işim vardı ki işletmeyle?
Gelelim tarife:

Malzemeler:
Yarım kg pırasa
2 Havuç
1 Limon
2 Su bardağı su
1 Soğan
1 Çay bardağı zeytinyağı
Yarım kaşık un
Tuz

Pırasayı yıkayıp doğrayın. Havucun dışını temizleyip yıkayıp ince ince doğrayın. Limonu sıkıp suyunu pırasa ve havuca dökün. İçine 2 su bardağı suyu da ekleyin, şöyle bir 15-20 dk beklesinler.
O sırada soğanı ince yarım halkalar halinde doğrayın. Bir tencereye zeytinyağı ve soğanı alıp soğanı kavurun. Ocağın altını kısığa alın ve limonlu suda bekleyen pırasa ve havucu suyunu süze süze tencereye alın. Üzerine biraz tuz serpip karıştırıp tencerenin kapağını kapatın. Kısık ateşte biraz pişsinler.
Kapta kalan limonlu suya yarım kaşık unu ekleyip ezin. Pişmeye durmuş pırasalara ekleyin ve tuzunu ayarlayın. Tencerenin kapağını kapatın. Kısık ateşte pişsin.

25 Şubat 2010 Perşembe

Zeytinyağlı Portakallı Kereviz


Bu tarifi, kereviz severlere sunuyorum, kereviz sevmiyorsanız hiç boşuna zahmet edip de tarifi okumayın bile bence. Ben çok severek yedim. Zeytinyağlı olduğu için özellikle soğuduğu zaman daha da çok hoşuma gitti. Kalan 3-5 parça patatesini de penceremizin dibinden "Yemek istiyoruz" anlamında miyavlayan kedilere attım, onlar da sevdi kerevizi. Ama babam hiç hiç mi beğenmedi.
Tarifi Şule'den aldım. Evdeki malzemeye göre yaptım birşeyler. Size tarifin orijinal halini yazıyorum. Benim kereviz, yapraksızdı. Yapraklı olsaydı aralarda yeşil yeşil daha güzel görünürdü.

Malzemeler:
1 su bardağı zeytinyağı
1 Soğan
3-4 Kereviz
1 Havuç
1 Patates
1 Ayva
2 Limon (Ekşisi az olsun isterseniz limonu azaltabilirsiniz, 2 yerine 1 limon mesela.)
1 Su bardağı portakal suyu
1 Yemek kaşığı un
Tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker

Temizleyip soyduğunuz ve küp küp doğradığınız havuç, kereviz, patates ve ayvayı limonlu ve portakallı suda biraz (yarım saat kadar) bekletin. Su miktarını şöyle ayarlıyoruz; sebzeleri koyduğunuz kaba sebzelerin seviyesini çok az geçecek kadar su ilave edin. Sebzeler kapansın yeter.
Bu sırada incecik doğranmış soğanlar yağda kavrulur. Bekleyen sebzelerin suyunu süzüp ayrı kaba alıyoruz. Suyunu birazdan kullanıcaz. Önce sebzeleri kavrulmuş soğana ekliyoruz. Biraz karıştırıyoruz. Ayırdığımız limonlu ve portakallı suya unu, tuzu ve şekeri katıp karıştırıyoruz ve tencereye ilave ediyoruz. Tencere ve kapağı arasına yağlı kağıt koyunca rengi daha güzel oluyormuş, ama evde o an benim yağlı kağıdım bitmişti, ben koymadım. Ağır ağır hafif ateşte pişiriyoruz. Pişmesine yakın kerevizin varsa yapraklarını da yemeğe ekliyoruz. soğudukça güzelleştiği kanaatindeyim. Arzu ettiğiniz şekilde yiyin. Afiyet olsun

1 Şubat 2010 Pazartesi

Şalgam Musakka

Şalgamdan da yemek yaptım. Aferin bana. Artık ölsem de gam yemem. Annemle babam, cumartesi pazarına çıktıkları bir gün, şalgam da almışlar yemek yapalım diye. Şu sıra aşırı sağlıklı beslendik diye başımıza bir hal gelmezse iyidir. Sebze yemeyi sevenlere ve sağlıklı olup hepimizden çok yaşamaya niyet edenlere bunu da denemelerini tavsiye ederim. Ama aslında o şalgam yerinde patates olacaktı var ya... Patates, seni seviyorum. Sen, her halinle güzelsin. Şalgam da güzeldi. Bu tarifi Antep Sofrası'nda buldum. Yani şalgam da nasıl pişirilir diye nette gezerken denk geldim işte öyle bir siteye. 

Malzemeler:
6 Orta boy şalgam
2 Orta boy soğan
1,5 Su bardağı kıyma
3 Yemek kaşığı margarin (Ama bence margarin değil de sıvıyağ kullanılmalı, margarin tadını ağırlaştırıyor, sıvıyağ daha lezzetli olur eminim)
2 Yemek kaşığı salça
2 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı şeker
Yarım tatlı kaşığı karabiber
1 su bardağı sıcak su
3-4 Dal maydanoz

Şalgamı yıkayıp soyun.
Soğanları ince ince doğrayın. Tencereye soğan, kıyma ve yağı koyup kapağını kapatıp kısık ateşte ara sıra karıştırarak suyunu çekene kadar 8-10 dakika pişirin. Salça, tuz, şeker, karabiber ve su katıp karıştırın.
Salgamı 1 cm kalınlıkta yuvarlak yuvarlak kesin. Yayvan bir tencerenin altını yağlayıp bu tencereye şalgamları üstüste dizin. Kıymalı harcı şalgamların üzerine yayın ve yaklaşık 30 dakika boyunca şalgamlar yumuşayana kadar kısık ateşte pişirin. Tabağa aldığınız yemeği maydanozla süsleyin. Afiyet olsun.

Kıymalı Brokoli


Brokoliyi her türlü tüketmeye başladık. Annem pek seviyor. Bu da kıymalı yemeği. İşte malzemeler ve tarif geliyor.

Malzemeler:
250-300 gr kıyma
4 Kaşık sıvıyağ
1 Havuç
2 Dal pırasa
Tuz
1 Yemek kaşığı salça
Yarım brokoli (1 Ufak brokoli)
2 Su bardağı sıcak su

Kıyma ve sıvıyağı tencereye alıp kavurmaya başlıyoruz. İçine dış kabuğunu bıçakla temizledikten sonra yuvarlark yuvarlak doğradığımız havuçları ve doğranmış pırasayı ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Kıyma sulanınca tuzunu serpiyoruz. Suyu azalınca salçayı ve brokoliyi ilave edip biraz onları da kavuruyoruz ve 2 bardak sıcak suyu ekleyip tuzunu ayarlayıp kısık ateşte pişmesi için kapağını kapatıyoruz. Brokoli dalları yumuşayınca hazır. Afiyet olsun.

15 Ocak 2010 Cuma

Karnabahar Kızartması



15 Ocak 2010
Bu tarifi de birazdan yazmayı düşünüyorum. Ama şimdi biraz etrafı toplayayım. Bugün günlerden Cuma, annem bugün eve erken geliyor ve dağınıklığı hiç sevmez. Annesini seven biri olaraktan çok aşırı tembel bir günüme denk gelmedikçe ortalığı temiz görüp mutlu olsun diye uğraşıp duruyorum işte kendi çapımda :) Herkese de hayırlı Cumalar diliyorum. Malum bugün müslümanların bayramı niteliğini taşıyor.

16 Ocak 2010
Gelelim tarife. Biz karnabaharın yarısını limonlayıp (Limonlu Karnabahar) yemiştik, diğer yarısını da kızarttık. Ben size bir bütün karnabahar gibi vericem tarifi. Tabi tarifle arzu ettiğiniz gibi oynayabilirsiniz de. Ayet değil, kuran değil nasılsa. Ölçüleri zevkinize göre değiştirin.

Malzemeler:
1 Küçük boy karnabahar
Tuz
1 Yumurta
1 Su bardağı yoğurt
3 Kaşık un
Kızartmak için sıvıyağ

Karnabaharı dal dal ayırıp haşlayın. Haşlama suyuna biraz da tuz atın. Süzün. Yumurta, yoğurt, un ve tuz karışımını çırpın ve karnabaharları bu karışıma bulayın. Tavayı güzelce kızdırın, yağı döküp onu da kızdırın sonra da kızgın yağda karnabaharları kızartın. Bitti.


25 Aralık 2009 Cuma

Yoğurtlu Ispanak


Son zamanlarda nedense canım hiç yemek tarifi yazmak istemiyor. Bloğa girip yemek yazmak yerine mutfağa girip yemek pişirmeyi seviyorum ben. Ayrıca genelde ölçülerle değil göz kararı yemek yaptığım için herhangi bir yemek yaparken ölçüp biçmek de mutfakta aceleyle birşeyler pişirirken hiç de eğlenceli olmuyor. O sebeple bir süredir yazmaya ara vermiştim. O arada çikolatalı brownie pişirdim. İçimden bir oh çektim bloğa yazmadım diye :)
Bu ıspanağı bayıla bayıla yediğim için dayanamadım yine, yazayım dedim. Zaten yoğurt ve ıspanak kadar da güzel ikili zor bulunur.

Malzemeler:
1 Soğan
Sıvıyağ
1 Yemek kaşığı salça
Yarım kg ıspanak
Tuz
Yarım çay bardağı pirinç
1 Domates
1-2 Diş sarımsak
Yoğurt
Pulbiber

Biraz sıvıyağda, doğradığımız soğanı pembeleşene kadar pişiriyoruz. İçine salçasını ekleyip birazcık kavuruyoruz. Köklerini temizledikten sonra yıkadığımız ıspanakları elimizle ortalarından ikiye böle böle tencereye ekliyoruz. Bıçak sürünce vitamini kaçıyor dediler fi tarihinde. Doğru mu yanlış mı bilemem ama zaten ıspanakları doğrayacak da değilim. Tencereyi gördüler mi kendilerinden geçip eriyiveriyorlar zaten. Tuzunu ilave ediyoruz. Kapağını kapatıp kendi suyuyle pişmeye bırakıyoruz. Bir cezvede yarım su bardağı suyla pirinçleri haşlıyoruz. Ispanakların üzerine suyuyla beraber ilave ediyoruz. Yemeğin pişmesine yakın domatesleri de doğrayıp ekliyoruz. O da pişti mi tamamdır. Üzerine sarımsaklı yoğurt hazırlıyoruz, en üzerine de pulbiberli yağ yakıyoruz. Afiyet olsun.

22 Aralık 2009 Salı

Fırında Kaşarlı Sotelenmiş Mantar



Mantarın en güzel hali bana kalırsa tuzlayıp kızgın yağda kızartılmış halidir. Ama her seferinde de kızarmış mantar yapılmaz deyip yeni mantar yemeklerine yelken açalım dediğim birgün mantarı mis gibi soteleyip (ki o haliyle de bana bana yenilebilir) üzerine kaşarı verip fırında kızarttım. Çok lezzetli oldu.

Malzemeler:
Sıvıyağ
1 Büyük soğan
2 Yeşil biber
2 Kaşık salça
1 kg Mantar
3 Büyük domates
Tuz
Karabiber

Üzerine:
200 gr Kadar kaşar rendesi

Bir tencereye biraz yağ koyup ufak ufka doğranmış soğan ve biber kavrulur. Salçayı koyup biraz daha kavurun. İçine doğranmış mantar ekleyip tuz, karabiber atılır. Mantarı biraz çevirip küp küp doğranmış domatesleri de ilave edip pişirin. Suyunu birez çeksin. Daha sonra bir tepsiye alıp üzerine rendelenmiş kaşarı koyup fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Kaşarları çok kurutmadım ben, babam öyle pek sevmez diye. Çok güzel oldu. Afiyet olsun hepinize, tabi yaparsanız.



13 Aralık 2009 Pazar

Karnabahar Graten


Malzemeler:

1 Orta boy karnabahar
1 Limon
Sıvıyağ
Tuz

Beşamel Sos Malzemeleri:
3 Kaşık un
3 Kaşık tereyağ
3 Su bardağı süt
Tuz

Beşamel Sos ve Üzeri İçin:
200 gr kaşar rendesi
Karabiber

Karnabaharı dal dal ayırıp suda haşlıyoruz. Haşlama suyuna ben her zaman biraz tuz ve sıvıyağ atıyorum. 1 limon da sıktım. Karnabaharlar yumuşayınca suyu süzüyoruz.

Beşamel sosu hazırlarken tencereye tereyağ ve unu alıp biraz kavuruyoruz. İçine ağır ağır sütü eklerken topak yapmasın diye devamlı surette karıştırıyoruz. Tuzunu da atıyoruz. Krema kıvamı alınca hazır oluyor.

Rendelenmiş kaşarın birazını beşamele katıyoruz. Karnabaharları beşamelle karıştırıyoruz. Karnabaharları fırın kabına döküp üzerine kaşar rendesi seriyoruz. Fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

En üzerine de karabiberin çok yakıştığını düşünüyorum. Tabi tercih meselesi. Afiyet olsun.


Related Posts with Thumbnails