26 Mart 2010 Cuma

Muzlu Çikolatalı Kahveli Islak Pasta


Kafamın karışık olduğu günlerden bir gün... Bir gün önce yoğun bir misafir bulutu gelmiş geçmiş evimizden. (Bzk: Annemin Günü)
Yoğunluktan (yorgunluk ve uykusuzluk), almış başımı bir migren. Yutmuşum hapı. Kendimden geçmişim. Tabi o migren hapına ne katıyorlar bilmiyorum ama insanın kafasını sersem sepet gibi yapıyor. Dakikalar içinde yapacaklarımı unutuyorum. Alıyor mu beni bir hafiflik, bir tuhaf hal. Umursar umursamaz, sakince, unutkanca bir yaratık haline dönüşüyorum. Ağrı mağrı kalmıyor, yarım saate puf oluyor gidiyor baş ağrısı. İyi de birşey aslında. Esrar, eroin çekeceğinize yerine migren hapı olarak bi-profenid öneriyorum.
Öyle bir halde (migrenli, haplı), akşamına "pek pek çok mühim misafirlerimiz" vardı. Biliyordum çok yemeyecekler, hatta yerlerse büyük olay. Ama yapmadan da olmaz ki. Alışmışız bir kere misafire değer verdiğimizi göstermek için çeşit çeşit pastalar, börekler yapmaya. Yemezler diye az yaptım herşeyi, çeyrek ölçü falan. Beklediğim gibi de oldu, pek birşey yiyemediler. Nasıl bir iradedir bilmiyorum, demirden ya da çelikten. Benim önüme kekli, börekli, kurabiyeli bir tabak koysalar iyidir kötüdür demem, yerim hepsini, affetmem. Nitekim tanışma günü de öyle olmuştu. Çorba yiyecektim, yemezsem hafif hafif baş ağrısı başlıyor, malumunuz migren açlığı affetmiyor. Bir süre bekledim ki büyükler başlasın. Ama onlar da başlamayınca ufak ufak ben başlamıştım o gün. Mühim olan yeme alışkanlığı değil zaten. Kalpler bir olsun da :)
Konuyu dağıtmayayım. İzzet sever diye Mahlepli Susamlı Kurabiye yaptım ki izzet ona kandil simiti diyormuş. Havuç Tatlısı, Kıymalı Börek, Havuçlu Makarna Salatası ve bu pastadan yaptım. İzzet, bizde iken saygıdan yememiş. Halbuki bizde misafir yeyince ev sahibi mutlu olurdu. Misafirler yemiyor diye babam da yememiş birşey. Tabaklar dolu gitti, dolu geldi. Giderlerken yemediklerini tepsiye doldurdum, yolladım. Evde yesinler bari diye. Neyse ki sonradan yemiş, beğenmiş İzzet. Özellikle kurabiyeyi ve havuç tatlısını beğendi sanırım. İlerde yaparım ben ona.
Gelelim pastanın tarifine. Bu pasta aslında böyle olmayacaktı ama yoldan çıktı benim bi-profenidli halim yüzünden. Sıradan kat kat bir pasta olacaktı. Keki yaptım da ölçüyü biraz daha azaltmam gerekiyordu. Kek kabara kabara yamuldu. Ben de yamulan kısma başka türlü bir çare buldum. Pastanın son halini beğendim.

Kek malzemeleri:
3 Yumurta (Oda sıcaklığında olacak)
1,5 Su bardağı şeker
0,75 Su bardağı sıvıyağ (Yarıdan fazla)
1,5 Su bardağı süt
3,5 Çorba kaşığı kakao
1 Paket kabartma tozu
1 Paket vanilya
Aldığı kadar un

Keki Islatmak için:
4-5 kaşık süt
Aşağıda tarifte yazdığı gibi kenara ayırdığımız 1,5 bardaklık karışım
1 Yemek kaşığı nescafe

Arasına koymak için:
2 Muz

Kreması için::
1 Paket krem şanti
1 Su bardağı süt
80 gr Ülker Golden Bitter Çikolata (iri parçalanmış)
Şeker ve yumurta, şeker eriyene kadar 5-10 dk çırpılır. İçine sıvıyağ, süt, kakao eklenir ve 1,5 su bardağı kadar karışım, bir kenara ayrılır. Bununla daha sonra kekin bir kısmını ıslatıcaz. Geri kalan karışıma kabartma tozu, vanilya ve un eklenir. Karıştırılır. Baton kek kalıbı yağlanır. Kek harcı kalıba dökülür. Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında 35-40 dakika kadar pişirilir. Kek bu aşamada alabildiğine kabarıyor. Korkmaya gerek yok, panik yok, bırakın kabarsın. Pişip pişmediğini kürdan testi ile kontrol ettikten sonra keki fırından çıkarıyoruz. Kenarlarını kalıptan bir bıçak yardımıyla kurtardıktan sonra kalıbı ters çevirip keki çıkarıyoruz. Keki düzeltiyoruz. Kabaran kısım, bombeli duruyor ya. Bombeli fazlalık kısmı kesiyoruz üzerinden. Düzgün bir dikdörtgenimiz oluyor böylece bombeden kurtulduğumuz için. Bu arada bizim turbo fırın hayatımızdan çekip gittiği için minik fırınla pişiriyorum ben. O yüzden kek yaparken hep üzeri acaba yanacak mı diye korkuyorum. Neyse ki bir facia yaşamadım. Düzgün dikdörtgen keki enine ikiye kesiyoruz, pasta yapcaz ya.
Keki pişirdiğimiz baton kalıbın altına streç serin. Bombeli diye kesip aldığımız kısım var ya, o kısmı strecin üzerine ufalayın. Keki yaparken başta ayırdığımız karışımıma 1 yemek kaşığı nescafe ekleyin ve karıştırın. Bu karışımın çoğunu (3-4 kaşık ayırın) bu ufalanmış kekin üzerine dökün. 
İki parça kekimiz daha var ya. Ayırdığımız 3-4 kaşığı da bunlara paylaştırıyoruz. 4-5 kaşık da süt kullanıp kekleri ıslatıyoruz.
Krem şantiyi 1 bardak sütle çırpıp hazırlıyoruz. İçine çikolatayı ekleyip karıştırıyoruz. Ufalanmış, ıslak kek parçaların üzerine birazını yarıya yakınını koyuyoruz. 2 dilim muzu da önce ikiye bölüp sonra da enlemesine kesip baton kalıba kremanın üzerine sıra sıra diziyoruz. Muzların üzerine biraz daha krem şanti sürüyoruz. Kenarda bekleyen iki kekten birini yerleştiriyoruz krem şantinin üzerine. Araya kalan krem şantiyi yayıyoruz ve diğer keki de bunun üzerine koyuyoruz. Streçi kenarlarından çekeleyerek düzeltiyoruz. Buzdolabına koyup 4-5 saat soğumaya bırakıyoruz. Buzdolabından çıkarınca ters çeviriyoruz ve üzerindeki streçi kaldırıyoruz. Dilimleyerek servis ediyoruz. Afiyet olsun.

6 yorum:

NarincE dedi ki...

Ben de pasta yapmayı düşünüyorum bu etkinlik için. Sizin pasta da güzel görünüyor, ellerinize sağlık.

nesrin dedi ki...

Eline saglik.Islak islak bu pasta yenilmez mi celik gibi iradeleri varmis.

Pembe Dusbahcesi dedi ki...

Harika bir goruntu bu:) Ellerine saglik.

Etkinlige katildigin icin de tesekkur ediyorum.

Sevgiler.

Pembe Dusbahcesi dedi ki...

Merhabalar...

Etkinliğimizde bizi yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ediyoruz...

Sevgiler...

Abdurrahman dedi ki...

Allah askina bu nasil bir yazi tipi boyle? Biraz yazi nasil diye arastirdiktan sonra blogunuza yazarsaniz insanlar da okurken daha cok zevk alabilirler...
Tesekkurler

humeyra dedi ki...

kardeşim, türkiye öss sözel 7.si olmuş insanım. yazı nasıl yazılır biliyorum. bloğa keyfime göre yazıyorum, aha da yazdım, beğenen çok, sen beğenmediysen git başka bloğu oku, bilgisayarın başına bağlamadık ya seni! hasbinallah, hey Yarabbim, ne insanlar var.

Related Posts with Thumbnails